Lernen Sie, wie man sabır in einem Türkisch Satz verwendet. Über 87 handverlesene Beispiele.
Bu iş sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür iş çok sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylesi bir iş büyük sabır ister.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizce öğrenmek sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünlerde sabır nadir bir erdemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancı dil öğrenmek sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır bazen en etkili silahtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır bir erdemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır en güzel erdemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır bir öğretmen için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iş, büyük bir sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Azim ve sabır her kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah'ım bana sabır ver!
Translate from Türkisch to Englisch
Ebeveyn olmak sabır ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır tükeniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapmak sabır ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sabır tükendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır, gücümün yetmediği bir meziyettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şu anda tek ihtiyacı olan şey biraz sabır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ya sabır çekmek dışında bir seçeneği yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır her şey fetheder.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır acıdır, meyvası tatlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancı dilde ustalaşmak çok sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün ihtiyacımız biraz sabır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ya rab, bize sabır ver!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır anahtardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır sonunda kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sabır istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır, bilimin anasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu materyali çevirme çok sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz sabır öğrenmen gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır bittiği yerde başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çocuk yetiştirmek sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok sabır gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir hayli sabır gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrım, bana sabır ver!
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrım bana sabır ver!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a karşı sabır kaybetmeye başlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır benim sahip olmadığım bir erdemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün ihtiyacınız biraz sabır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır benim erdemlerimden biri değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fevkalade sabır gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zaman, para ve sabır alacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır benim en zor sınavım! Ama ben kaderin bir gün bana gülümseyeceğine inanıyorum .
Translate from Türkisch to Englisch
En güçlü iki savaşçı, sabır ve zamandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabır gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabır otuna bak!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana karşı sabır gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok sabır gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür iş sabır gerektirir.
Dağcılık insana sabır ve hoşgörüyü öğretebilir.
Sabır ona sahip olmadığınızı düşündüğünüz zaman başlar.
Şimdi, her şeyden önce, Tom sabır göstermeli.
Ben sadece senden biraz sabır istedim.
Bazen sessizlik unutulmuş değil. Bazen sessizlik sadece sabır.
Her şeyin zamanı gelecek, şimdilik sadece sabır.
Her şeyin zamanı gelecek! Şimdilik sadece sabır!
Allah kalanlara sabır versin.
Allah kocana sabır versin.
Allah karına sabır versin.
Allah sabır versin.
Allah'ım sen bana sabır ver!
Yeni yıldan sadece ne istiyorum biliyor musunuz? Hem sabır hem de sonunda her şeyin iyi olmasını.
Sabır!
Ali sabır taşına döndü.
Ben sabır taşı mıyım?
Ali ya sabır çekti.
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.
Sabır, kalbin yandığı halde dilinin sessiz kalmak zorunda olmasıdır.
Hayat Ali'ye sabır hırkası giydirdi.
Biraz sabır.
Oldukça sabır gösterdim.
Unutma; sabır ve disiplin.
Diplomasi sabır ve zaman ister.
Çok zor değil, ama sabır gerektiren bir şey.
Sabır bırakmadın adamda.
Sabır öğretmenler için olmazsa olmazdır.
bana sabır göster.
Sabır talihsizliği yener.
Sabır saadeti ebedi kalır. Sabır kimde ise o nasib alır.
Sabır gül getirir.
Birazcık daha sabır.