Lernen Sie, wie man sabırlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O çok düşünceli ve sabırlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olduğu için onu seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz daha sabırlı olsaydın, bulmacayı yapabilecektin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olmayı öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sabırlı oluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, çok sabırlı bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok sabırlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyden önce, sabırlı olun.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan çocuklara karşı sabırlı olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sabırlı bir adamım.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha sabırlı olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak, grev huzurlu olmamıştı ve Aziz Martin Luther King, Jr her iki taraftan sabırlı ve sakin olmasını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Birazcık daha sabırlı olsaydın yapbozu bitirebilirdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen sabırlı olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi sabırlı ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece sabırlı ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sabırlı kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sabırlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepkilerim hâlâ ölçülmekte, sabırlı mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sabırlı bir adam değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Size karşı son derece sabırlı davranmaktayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatım boyunca sabırlı olageldim.
Translate from Türkisch to Englisch
O senin kadar sabırlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sabırlı bir öğretmensin.
Translate from Türkisch to Englisch
Merhametli ve sabırlı olduğumu bilmen yeterli.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olmamız gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sabırlı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeterince sabırlı değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğreneceksiniz ama sabırlı olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok sabırlı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sabırlı olmayı öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sabırlı bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı ol.
Translate from Türkisch to Englisch
O sabırlı bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O sabırlı bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sabırlı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı ve kararlı ol. Böyle şeyler zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Eminim ki herkes ondan bir şey öğrenmiştir, ben de sabırlı olmayı öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir öğretmen öğrencilerine karşı sabırlı olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sabırlı olmamız gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benim kadar sabırlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırın daha sabırlı olabilirdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sabırlı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı olmak büyük bir erdemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabırlı ve ısrarcı ol. Bu şeyler zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dil öğrenmek istiyorsan sabırlı olmalısın. Başarı biraz zaman gerektiriyor.
Benim tavsiyem sabırlı olmaktır.
Sürücü öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.
Tom sabırlı olmamızı rica etti.
Bir dil öğrenmek istiyorsan sabırlı olmalısın. Başarı biraz zaman gerektirir.
Bize karşı sabırlı ol.
Onlara karşı sabırlı olun.
Bana karşı sabırlı ol.
Ona karşı sabırlı ol.
Tom senin kadar sabırlı değil.
Tom Mary kadar sabırlı değil.
Sen sabırlı bir adamsın.
Tom çok sabırlı oluyor, değil mi?
Tom çok sabırlı davranıyor, değil mi?
Tom gerçekten sabırlı, değil mi?
Tom oldukça sabırlı, değil mi?
Tom çok sabırlı, değil mi?
Tom sabırlı bir şekilde bekliyor.
Tom genellikle oldukça sabırlı.
Tom, bize sabırlı olmamızı söyledi.
Tom'a karşı sabırlı olun.
Sadece sabırlı olmak zorundasın.
Tom, Mary'ye sabırlı olmasını söyledi.
Sadece sabırlı olmak zorundayız.
Tom son derece sabırlı.
O son derce sabırlı.
Sadece daha sabırlı olacağını düşündüm.
Ben artık sabırlı olamam.
Öğretmen öğrencileri ile çok sabırlı olmalıdır.
O sabırlı bir kadın.
Hadi, Tom, sabırlı ol.
Ben sabırlı olacağım.
Lütfen sabırlı ol.
Tom'un sabırlı olduğunu düşünüyorum.
Biz sabırlı olacağız.
Tom çok sabırlı bir öğretmen.
Sorun senin yeterince sabırlı olmaman.
Tom sabırlı olabilir.
Başkalarıyla sabırlı olmaya çalış.
Sabırlı bir kadınsın sen.
Biraz daha sabırlı olsaydın, başarırdın.
Ben sabırlı bir insan değilim.
Sabırlı ol be.
Senin sorunun yeterince sabırlı olmaman.
Şu anda sabırlı davranıyorum.
Sabırlı ol!