Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sabahları"

Lernen Sie, wie man sabahları in einem Türkisch Satz verwendet. Über 75 handverlesene Beispiele.

Anne her zaman sabahları erken kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları duş alma alışkanlığım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların bir ideali sabahları kalkmak için bir sebepleri yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları her zaman yedi civarında uyanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları kızarmış tost severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz genellikle sabahları birlikte sahil boyunca bir yürüyüş yapardık.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Abraham'ın sabahları hazırlanmasının ne kadar zaman aldığına şaşırırdın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom genellikle sabahları evden ayrılmadan önce hava raporunu izler.
Translate from Türkisch to Englisch

Özellikle sabahları yürümeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sabahları erken kalkmayı sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazar sabahları geç kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları her zaman bir fincan kahve içerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları her zaman ofiste değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O buradayken, sabahları yüzerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları, tostuma bal koymayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem sabahları her zaman erken kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sabahları çalışırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları gazete okuyacak zamanın oluyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları kalktığımda, genellikle mutfakta kahvaltı ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları altı buçukta kalkıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacını mutlaka içmelisin Tom, günde bir sefer sabahları.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazar sabahları geç kalkarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları saçlarımı şampuanlamam.
Translate from Türkisch to Englisch

O,pazar sabahları geç kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir gece kuşu ama sabahları çok mıymıntı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları meyve yiyemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sabahları genellikle biraz asabidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları çok erken kalkmayı sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları duş almak âdetimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları kahvaltı ederiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları çay içmezsem kendime gelemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları kahvaltıyı atlar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları ve akşamları hava soğur, bu yüzden nasıl giyineceğime dikkat etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları erken kalkmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları nehir boyunca yürümeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları çok tembelim ve hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları genellikle rafadan yumurta yerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, pazar sabahları İncil çalışmaya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları hep banyo yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahları hindistan cevizi suyu içerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazartesi sabahları beni gerçekten huysuz yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sabahları hiç meyve yiyemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik burada ağırdır, özellikle sabahları.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik burada özellikle sabahları ağırdır,
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sabahları erken uyanmayı sever.

Tom bir gece kuşu ama sabahları çok uyuşuktur.

Trafik burada yoğundur özellikle sabahları.

Sabahları mı yoksa akşamları mı vardiyaları tercih edersiniz?

Sabahları pek iştahımız olmazdı.

Sabahları burada çok trafik var.

Sabahları saat kaçta başlıyoruz?

Yaz aylarında bitkileri canlı tutmak için Tom bahçesini sabahları erkenden sulamak zorunda.

Ben asla sabahları burada değilim.

Sabahları her zaman meşgul değilim.

Sabahları daima ofiste değilim.

Genellikle baba bizimle birlikte sabahları çay içiyor.

Sabahları Tom'u evimin önünden koşarken görürdüm.

Sabahları genellikle işe gitmeden önce kahve içerim.

Genellikle bunu sabahları yapmam.

Onu sabahları nadiren yaparım.

Tom bunu sabahları nadiren yapar.

Sabahları erken kalkmak iyidir.

Banka sabahları saat dokuzda açılıp öğlen saat üçte kapanır.

Tom pazar sabahları geç kalkar.

Sabahları severim.

Sabahları zinde olurum.

Sabahları hazırlanmasının ne kadar uzun sürdüğünü bilsen şaşarsın.

Sabahları evden çıkmadan genelde hava durumuna bakar.

Sabahları saçımı yıkamam.

Sabahları televizyon izliyor musun?

Sabahları ne yaparsın?

Sabahları erken kalkarım.

Sabahları erkenden kalkıyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch