Lernen Sie, wie man sabahtan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 96 handverlesene Beispiele.
O, sabahtan beri piyano çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sabahtan akşama kadar çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri tenis oynuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kar bu sabahtan beri sürekli yağıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman sabahtan akşama kadar çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu sabahtan beri bu rapor üstünde çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın sabahtan itibaren birlikte koşuya başlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mike sabahtan beri bir model uçak yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu sabahtan beri meşgul.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu sabahtan beri şiirler yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken bu sabahtan beri burada bulunmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Roger sabahtan akşama kadar çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri hiçbir şey yemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri yağmur yağıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri onu arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri hafif bir ateşim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri kar yağıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcaklık sabahtan beri düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar çok çalıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri elektrik kesik.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri üç kitap okudum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar onu çalıştırdılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Oshin'e sabahtan akşama kadar iş yaptırdılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim bu sabahtan beri örgü örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri burada seni bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri hiçbir şey yemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri burada onu bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim bu sabahtan beri odasında çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri bunun üzerinde çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri yürüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan beri gerginim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar sınavlarım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan geceye kadar çok çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar çalışıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahtan akşama kadar durmadan çalışıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcaklık sabahtan beri düşüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, susamadın mı? Sabahtan beri bir şey içmedin.
Translate from Türkisch to Englisch
Patron bize sabahtan akşama kadar çalışmamızı emretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri şiirler yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
John bu sabahtan beri dengesiz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun sabahtan beri meşgul olduğunu biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri çok açım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri bir şey yemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri çok meşgulüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri üç kitap okudun.
Translate from Türkisch to Englisch
O gün sabahtan beri yağmur yağıyor gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabahtan beri babam arabasını yıkıyor.
Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.
Bu sabahtan beri yiyecek bir şeyim yok.
Sabahtan önce geri döneceğim.
O, sabahtan akşama kadar yakınmaktan başka bir şey yapmaz.
Bu sabahtan beri hiçbir şey yemediğini fark ettin mi?
Bu şarkıyı bu sabahtan beri aralıksız dinliyorum.
Bu şarkıyı bu sabahtan beri sürekli dinliyorum.
Doğruyu söylemek gerekirse bu sabahtan beri bir şey yemedim.
Sabahtan akşama kadar şikayet etmekten başka bir şey yapmaz.
Sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.
Onlar sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.
Sabahtan akşama kadar çalışırız.
Bugün erkek arkadaşımla çıkıyorum, bu yüzden bu sabahtan beri çok iyi bir ruh hali içindeyim.
Yan komşular sabahtan beri gürültü yapıyor.
Bu sabahtan beri şiddetle yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.
Bu sabahtan beri yağmur yağıyor.
Doktor sabahtan akşama kadar çalışır.
Doktor sabahtan akşama kadar çalışıyor.
Yağmurlu bir sabahtan sonra bulutlar aniden ayrıldı ve gökyüzünde bir çift gökkuşağı göründü.
Dün sabahtan beri bir şey yemedim.
O, bu sabahtan beri evde kilitli.
Yua ve Yuma sabahtan son trene kadar yürüdüler.
Bu raporu bu sabahtan beri yazıyorum, fakat ben sadece yolu yarıladım.
Bu sabahtan beri hafif boğaz ağrısı yaşıyorum. Ben bir soğuk algınlığına yakalanıp yakalanmadığımı merak ediyorum.
Bu sabahtan beri buradayım.
Bu sabahtan beri boğazımda bir gıcık var. Gerçekten soğuk algınlığına mı yakalandım.
Tom sabahtan akşama kadar çalışır.
Bu sabahtan önce Tom'la hiç karşılaşmamıştım.
Bu sabahtan beri burada Tom'u bekliyorum.
Tom sabahtan akşama kadar çalıştı.
Tom bu sabahtan beri meşgul.
Tom sabahtan akşama kadar evde oturur.
Ebeveynlerim büyük ihtimalle yarın sabahtan gelecekler.
Onu sabahtan akşama kadar çalışmaya zorladılar.
Onu sabahtan akşama kadar çalıştırdılar.
Onu sabahtan geceye kadar çalıştırdılar.
Bu düşünce sabahtan beri kafamı kurcalıyor.
Sabahtan beri öksürüyorum.
Bu sabahtan beri öksürüğüm var.
Dün sabahtan beri yağmur yağıyor.
Ali sabahtan beri hindi gibi düşünüyor.
Sabahtan akşama zıpla zıpla yorulmadı bu çocuklar.
Yeğenlerimin ziyarete gelmesi güzel ama sabahtan akşama kadar evin içinde dolanıp durmaları dayanılmaz.
Sabahtan beri sinek avlayıp duruyoruz.
Bu sabahtan beri boğazım ağrıyor ama sürekli boğaz bonbonu aldığım için çok daha iyi oldum.
Sabahtan beri çalışıyorum.