Lernen Sie, wie man sabun in einem Türkisch Satz verwendet. Über 56 handverlesene Beispiele.
Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat bir sabun köpüğü gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gözlerinde sabun var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un daha fazla sabuna ihtiyacı yok. Mary ona bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun gözlerimi acıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç sabun yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sabun kabarcıklarını üfledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Favori sabun markan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tabakları yıkamak için sabun satın almak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözüme sabun kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde sabun yapabilmek için gerekli malzemeler nelerdir?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz sabun ve su asla hiç kimseyi öldürmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun kiri temizleyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun yapmak için çeşitli süreçler tarih boyunca icat edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz sabun ile yıkanırız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun kiri çıkarmaya yardımcı olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerini yıkadığın sabun hangisi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu sabun kullanmadan temizlemeye çalışmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün üç kalıp sabun aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşam bir sabun köpüğü gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sodyum hidroksit sabun yapımında kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurbanın akciğerlerinde sabun izleri bulundu. Sanırım onlar onu banyoda boğdular.
Translate from Türkisch to Englisch
Şarkı söylerken yüzümü yıkarken bir sabun köpüğü yuttum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bulaşıkları sabun ile yıkayıp temizlemeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk sabun dükkanını dolaşmayı seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar o fabrikada kullanılmış yemek yağını sabun haline getirmektedirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun neyden yapılır?
Translate from Türkisch to Englisch
Yarayı sabun ve su ile yıkayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarayı sabun ve su ile yıka.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir kalıp sabun tüketti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabun çok kabarcıklar yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
O sabun kalıbına ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
O sabun kalıbını bana uzat.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz sabun satın almak istediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabun ellerimde egzamaya neden oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerimi sabun ve su ile yıkadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Karaya sabun, deliye öğüt neylesin?
Translate from Türkisch to Englisch
Banyoda sıvı sabun var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize daha fazla sabun gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun tadı sabun gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaç kalıp sabun aldın?
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun beden için ne ise, gözyaşı da ruh için odur.
Translate from Türkisch to Englisch
Çamaşırları deterjan yerine sabun tozuyla yıkıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda kullandığınız sabun ya da çamaşır deterjanını değiştirdiniz mi?
Sabun neden masanın üstünde?
Yalanları sabun köpüğü gibi patladı.
Mary biraz sabun satın almak istediğini söyledi.
Yeni sabun aldım.
Sabun aldım.