Lernen Sie, wie man sade in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Sade bir hayat yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu sade bir dille açıklayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, sade ve basit bir yemek yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O sade bir elbise giymişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sade giyinmişlerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz sade yemek yemeğe alışkınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu sade bir dille söyleyebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu sade bir İngilizce ile söyleyebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Sade, basit açıklamalar yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zaman kahvesini sade içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Calvin Coolidge sessiz ve sade görünümlüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahvenizi nasıl istersiniz, sade mi yoksa kremalı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Sade bir tören eşliğinde kendisini defnettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sade varsayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz sade bir dille sadece Tom'u burada tek başına bırakamayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu sade bir Türkçe ile söyleyebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu sade bir dille açıkla.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen onu daha sade bir şekilde açıklar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Boston'da sade bir hayat yaşamaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sade bir İngilizceyle yazılmış bu kitabı okumak kolay.
Translate from Türkisch to Englisch
Sade yoğurt ve soya sütü ekleyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekmek dünyada en sade ve en eski yiyecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman çok sade şekilde giyinir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yeterince sade değil, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O sade görünümlü bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu otel iyi sade yemek servis eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl cinayetten ceza almadı. Sade ve basit.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana sade bir türkçeyle anlat.
Translate from Türkisch to Englisch
Giydiği kıyafetler her zaman sade.
Translate from Türkisch to Englisch
Sade tasarımlı evlerden hoşlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kasaba sade bir yapıya sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Saúl evi sade ama çok şık bir biçimde dekore ettirmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazarın sade üslubu kitabı okumayı zevkli hâle getiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun tabloları sade ve manalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sade kahve içiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch