Lernen Sie, wie man sahne in einem Türkisch Satz verwendet. Über 59 handverlesene Beispiele.
Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarihi sahne kapıcısı, Tom Skeleton, eskimiş koltuğunda oturdu, aktörlerin soyunma odalarından taş merdivenlerden yukarı gelirken dinledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam Tom'a baktı, sonra sahne kapısından dışarı karanlık Londra caddesine doğru gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir caz kulübünde haftada üç gece sahne alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sahne korkusu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sahne hafızama kazındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç sahne onu ürpertti.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç sahne onu korku içinde titretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç sahne onun tüylerini diken diken etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Son karikatürlerde çok fazla şiddet ve müstehcen sahne var.
Translate from Türkisch to Englisch
Askerler onu tutukladı, gözlerini bağladı, sonra onu araçlarının arkasına götürdüler ve askerlerden biri onun dizine nişan aldı ve onu vurdu. Bu sahne filme çekildi ve dünyanın her yerinden milyonlarca insan bunu gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sahne görüntüsü geçen yıldan beri gerçekten gelişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle güzel bir sahne hiç görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne güzel bir sahne!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sahne değişikliğine ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne endişem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne oldukça dokunaklıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten sahne dekorunda bir değişiklik kullanabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sahne dekoru değişikliğinin bizi iyi yapabileceğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne ışığı açık.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun hakkında bir sahne yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gösteriden en sevdiğin sahne ne?
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne her iki taraftan aydınlatılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sahne için hazır değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne kapısı nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
DVD'nin kesilmemiş versiyonu sadece bir tane ekstra sahne içeriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk sahne birçok aksiyon içeriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Üçüncü sahne başlamak üzere.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne yönetimi ne önerir?
Translate from Türkisch to Englisch
Sarah Bernhardt Fransız sahne oyuncusuydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir filmden bir sahne gibi, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz müzakereler için sahne ayarlamak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir sahne yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu heyecanlandırıcı bir sahne.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sahne gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne daima aynıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne ezici bir sahne korkusu saldırısının kurbanıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Orası bir katliama sahne oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne açıklama ötesinde güzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın hikayesini bir sahne prodüksiyonu haline getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O sahne tamamen gerçek dışıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O sahne aptalcaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahne gerçekten şaşırtıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sahne talimatlarını takip etmedi.
Yakında büyük tiyatroda ışıklar söndürülecek ve boş sahne hayaletlere terk edilecek.
Bazen sahne korkunuz oluyor mu?
Sami, korkunç bir sahne tarif etti.
Sami Ferit'in sahne adıdır.
İlk başta sahne korkum vardı, ama çabucak atlattım.
Tom sahne korkusundan muzdarip.
Perde açıldığında, sahne karanlıktı.
Bu yıl bir otuzuncu yıldönümüne de sahne olacak.
Ülke, ırklararası büyük çatışmalara sahne oldu.
Bu sahne öylesine duygu yüklüydü ki gözyaşlarıma engel olamadım.
Gol düellosuna sahne olan maç berabere bitti.
Sahne ışıkları kuracağız.
Şehir başkent ilan edilmesinin ardından hızlı bir kentleşmeye sahne oldu.