Lernen Sie, wie man sakal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 72 handverlesene Beispiele.
Tom sakal uzatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bütün yaz sakal uzatmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
O sakal uzatmayı düşündü ama vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Yaz boyunca sakal uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha olgun görünmek için sakal uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tatildeyken sakal uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mağazanın müdürü sakal uzatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence sakal bırakmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç sakal bıraktın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
İzni olmadan onun elektrikli sakal düzenleyicisini kullanırsam Tom'un bundan çok hoşlanacağını sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gri bir sakal yüzünü kaplıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal filozof yapmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç sakal tıraşı oldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal tıraşı olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaz tatili boyunca sakal bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal da bıraktık ama lafımızı gene dinleyen yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sakal ile daha iyi göründüğünü düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sakal tıraşı olmadan önce daha iyi göründüğünü düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal mı bırakıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Kocanın sakal bıraktığını görmek ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal mı bırakmaya çalışıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tekrar sakal bırakıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O takma sakal, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben orduda sakal bırakamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal bırakmaya mı çalışıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal uzatırsan Tom'a çok benzersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakal bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sakal bırakmaya başladığını fark ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bilge adamların sakalları olduğunu düşündüğü için Tom sakal bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yine sakal büyütüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uzun bir sakal bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O onunkinden daha dolgun bir sakal hiç görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir sakal bırakmayı düşündü ama sakal bırakma fikrinden vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hala bir sakal bırakamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal gitti!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakal bırakmayı düşündü ama bırakmamaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sakal tıraşı olamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz ev sahibesine kirayı ödersek, yiyecek için hiç paramız olmayacak; aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şimdiye kadar ilk kez sakal bırakışım.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yaz sakal bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakal bırakmaya çalışıyormuşsun gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hâlâ sakal bırakamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hiç sakal bırakmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sakal bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami yapay sakal takmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kara sakal en ünlü korsanlardan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kara sakal çok ünlü bir korsandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden sakal uzatmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakal bırakmaya başladı.
Sanırım Tom'un beni tanımamasının sebebi, beni son gördüğünde sakal bırakmış olmamdı.
Fırsat sakal altından geçer.
Her sakaldan bir tel çekseler, köseye sakal olur.
At bir sakal.
Bir sakal at.
At bir sakal da yolumuzu bulalım.
Keçide de sakal var.
Saçın mı dökülüyor? Sakal bırak.
Tom sakal ve bıyık bıraktı.
Ali sakal gibidir, kestikçe daha gür çıkar.
Bizi kestiler, ama kesildikçe sakal gibi daha gür çıkacağımızı unuttular.
Tom sakal gibidir, kestikçe daha gür çıkar.
Sakal bırakıyorum.
Sakal bırakmaya karar verdim.
Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık.
Doktor sakal istirahati verdi.
Sakal mı bıraksam acaba?
Belki de sakal bırakmalıyım.
Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyıktı.
Sakal bırakmak çok moda.
Sakal sana yakışmış.