Lernen Sie, wie man sakatlık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 18 handverlesene Beispiele.
Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Aptallık bir sakatlık değildir!
Translate from Türkisch to Englisch
Sakatlık tahmin ettiklerinden daha ciddiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakatlık yaşayan Ali karşılaşmayı tamamlayamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yüzüne gelen sert top nedeniyle sakatlık geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakatlık geçiren Ali oyundan alındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali sakatlık geçiriyor. Üstelik Anadoluspor'un oyuncu değiştirme hakkı da kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıldızsporlu bir oyuncunun sakatlık geçirdiğini gören Ali, topu centilmence dışarı bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali zamanı eritmek için sakatlık numarası yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali kısa süreli bir sakatlık yaşadı, ama oyuna devam edebilecek durumda.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşadığı sakatlık nedeniyle ameliyat masasına yatacak olan Ali'nin futbol hayatı tehlikede.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakatlık geçiren Ali'ye ilk tedavi saha içinde yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakatlık geçiren Ali'ye saha kenarında buz tedavisi uygulandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işte bir sakatlık var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava topunda çarpışan iki oyuncu da sakatlık geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerde sakatlık geçiren bir oyuncu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım Tom sakatlık geçirmemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hafif bir sakatlık geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch