Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sakin"

Lernen Sie, wie man sakin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sakin ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olmak için gözlerimi kapattım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanoğlu genellikle iyi olmak ister fakat her zaman çok iyi ve sakin değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizi düşündüğümde, sakin hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gibi durumlarda sakin kalmak en iyisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olun ve iyi geçinin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin bir kış akşamıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tehlike karşısında sakin kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Nasıl bu kadar sakin olabilirsin?
Translate from Türkisch to Englisch

Jefferson sakin kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olun. Ben fırsatların sizin lehinize olduğunu size temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdi sakin; ağlamayı durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Jack şimdi sakin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben böylesine sakin bir yer olduğunu asla hayal etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'den sakin olmasını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sakin bir şekilde durumla başedebildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşlarım her zaman benim sakin olduğumu söyler fakat ailem her zaman can sıkıcı olduğumu söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece sakin ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sakin olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olalım.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok sakin kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin bir geceydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir an için sakin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona sakin olmasını söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin sakin olmuyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sakin kalmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sakin müziği tercih ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanazawa sakin bir şehirdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin ol ve beni dinle.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke sakin olsan.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sakin bir adamdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hey beyler, lütfen biraz sakin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes, lütfen sakin olsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoga, onu sakin olmasına yardımcı olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha sakin hareket etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin ol, genç adam.
Translate from Türkisch to Englisch

Deniz sakin ve yumuşak görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün sakin bir rüzgar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin ol ve elinden geleni yap.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey sakin.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen sakin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gece her şey sakin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakin olur musun, arkadaş?
Translate from Türkisch to Englisch

Mike her zaman sakin kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun sakin bir konuşma şekli var.
Translate from Türkisch to Englisch

Su sakin ve çok maviydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne derse desin sakin ol.

O ne derse desin, sakin ol.

O, kırsalda sakin bir hayat yaşadı.

Sakin kalmamızın önemli olduğunu düşünüyorum.

Borsada çok sakin bir gündü.

Onlar Reagan'ın sakin ve düşünceli göründüğünü söyledi.

Sakin ol. Mümkün olan en kısa sürede uğrayacağım.

Para tahvil piyasaları diğerlerine nazaran sakin.

Tehlike olduğunda bile sakin kaldı.

Hayalim kırsalda sakin bir hayata götürecek.

Hayalim kırsalda sakin bir hayat yaşamak.

Tom sakin.

Deniz sakin.

Tom çok sakin.

Sakin kalmaya çalış.

O sakin bir adam.

Sakin olmaya çalışın.

Ancak, grev huzurlu olmamıştı ve Aziz Martin Luther King, Jr her iki taraftan sabırlı ve sakin olmasını rica etti.

Sakin kal.

Sakin ol dedim.

Tom şimdi daha sakin.

Tom kesinlikle sakin.

Kimseye küfretmiyorum, kimseye kızmıyorum, ben biraz sakin bir yaşam istiyorum çünkü kalbim biraz yorgun.

İşler daha sakin.

Şimdi sakin dur.

Şimdi sakin ol.

Sadece sakin kal.

Herkes sakin kaldı.

Sakin olursam işimi daha etkili yapabileceğimi biliyorum.

Tom sakin kaldı.

Tom sakin görünüyor.

Böyle bir tehlike karşısında sakin kaldı.

Sakin kalmaya çalışın.

Tom nefesini kontrol etmeye ve sakin kalmaya çalıştı.

Ne olursa olsun, sakin olmalısın.

Bu sessiz sakin ormanda avlanmak yasaktır.

Sakin olacağıma söz veriyorum.

Tom çok sakin görünüyor.

Tom bugün alışılmışın dışında sakin.

Tom küçük ve sakin bir kasabada büyüdü.

Tom sakin bir şekilde kendisine bir içki doldurdu.

Tom ve Mary her ikisi de oldukça sakin kaldı.

Sakin ve huzurlu bir yaşam tüm insanların dileğidir, değil mi?

Sakin bir muhitte yaşıyorum.

Tom tamamen sakin kaldı.

Sakin gözüküyordu, ama aslında çok gergindi.

Sakin ol ve rahat ol.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch