Lernen Sie, wie man sakince in einem Türkisch Satz verwendet. Über 16 handverlesene Beispiele.
İki kız kardeş çok sakince yaşadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Birbirimizle sakince konuşmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakince bekledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakince konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakince oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sakince silahını yeniden doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu uygun bir uzaklıktan sakince gözlemledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözlerini kapat oğlum, yakında sakince uyuyacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturup sakince tartışalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Profesör sakince ellerini yıkadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sakince durdu ve konuşmaları dinledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece seninle sakince konuşmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakince kapıya yürüyün.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom; Mary'yi uyandırmamak için kapıyı sakince açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Racan liderliği sakince devretti.
Translate from Türkisch to Englisch