Lernen Sie, wie man sam in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
Sam Tom'dan iki yaş küçük.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, yapma!
Translate from Türkisch to Englisch
"Sam "kelimesi Lojban'da "computer " kelimesinin kısaltılmış şeklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, ne yapıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, bu senin saatlerini alacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, yaptığı tüm hatalarına rağmen hâlâ çok sevimli bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam Tom'dan iki yaş daha gençtir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Sam için bir parti verecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam zaten ev ödevini yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam ayın sonunda parayı ödemek için söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, partiye gittiğinde, Sam doğruca yemek almaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam yardım isteyen herkese yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Wendy, ben kardeşim Sam ile tanışmanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam bir filozoftur, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sam işi hakkında ciddi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, okul basketbol takımına girebildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tamamen şans eseri Sam ile karşılaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, ocak ayında kayak yapmaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam on sekiz yaşındayken orduya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam makinenin nasıl kullanıldığını çözemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer Sam daha erken kalksaydı otobüsü kaçırmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu tekrar çal, Sam.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam okulun basketbol takımına girebildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayır, Sam!
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, Leyla'ya doğru hareket etti ve onu öpmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam bir baba olmaya hazır olmadığını hissediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam o konuda tedirgindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam onu herkese açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam attan düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam bir sebepten dolayı mutsuz oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam bir düğüne katılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam, bana bakıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam rom içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam kapıyı kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam onun kanepesinde uyudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Nuh beş yüz yıl yaşadıktan sonra Sam, Ham ve Yafet adlı oğulları doğdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç oğlu vardı: Sam, Ham ve Yafet.
Translate from Türkisch to Englisch
Nuh, oğulları Sam, Ham ve Yafet, Nuh'un karısı ve üç gelini tam o gün gemiye bindiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenan'ın babasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch