Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "saman"

Lernen Sie, wie man saman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.

Devenin belini kıran son saman çöpüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer saman yanarsa, gerçek bir felaket olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Boğulan bir insan saman çöpünü tutmaya çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman nezlem var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un saman nezlesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insan artık saman nezlesinin üstesinden geliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Zavallı çocuk saman nezlesi olmuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman atlar içindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman ahırda depolanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Haydi saman çizelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ahır saman dolu.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman nezlesi olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu saman nezlesi ilacı benim için oldukça iyi çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un saman nezlesi var. Bu yüzden içeride kalmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün atlar saman yemez.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çiçek yataklarında saman yayıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman nezlesi mevsimi sırasında, Tom genellikle evde kalmaya çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunda kısa saman çektiğin için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski kuşlar saman ile yakalanmış değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir karınca yuvasına bir saman çöpü soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun yıllardır saman nezlesi çektiğim için bu ilaç gerçekten bir kurtuluş gibiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman nezlesi mevsiminde, Mary'nin cümleleri genellikle hapşırmalarla noktalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Güvenme dostuna, saman doldurur postuna.
Translate from Türkisch to Englisch

Sap geldin, saman gideceksin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Alevin yakınındaki saman er ya da geç tutuşacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali bu dünyaya ot geldi, saman gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Saman nezlem başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch