Lernen Sie, wie man sandalye in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Tahta sandalye pahalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes için yeterli sandalye var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana bir sandalye al.
Translate from Türkisch to Englisch
Affedersiniz, bu sandalye dolu mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın yanında dört sandalye vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, oğluna bir sandalye yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye benim için çok alçak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tekerlekli sandalye olmadan gezinemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte oturabileceğin rahat bir sandalye.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sandalye almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye kırıktır. Onu tamir etsen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çift sandalye daha getir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye henüz gelmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak hiç sandalye yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kutu bir sandalye olarak hizmet verecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye çok rahattır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sandalye ya da masa kullanmazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye benim için çok alçak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye kırık. Onu birine tamir ettirsen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak sandalye yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye plastikten yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye pencerenin yanında değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükçe bir sandalye, ama kapı aralığından anca geçer.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimize yetecek kadar sandalye vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten hoşlandığım sandalye odur.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkese yetecek kadar yeterli sandalye var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu basit sandalye oldukça rahattır.
Translate from Türkisch to Englisch
Odada bir masa ve bir sandalye vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana bitişik odadan bir sandalye getir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırmızı sandalye ayrıldı. O özeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturmamız için yeterince sandalye yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Git ve yan odadan bir sandalye getir, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye hafif.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye kırık.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda, hastalıktan dolayı yürüyemez hale geldi ve gezinmek için motorlu tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye plastik.
Translate from Türkisch to Englisch
Başka bir sandalye al.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye toplantı odasına ait.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye tahtadan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye kapıdan uzak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu rahat bir sandalye.
Translate from Türkisch to Englisch
O iki sandalye arasında oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Konferans salonunda yeterli sandalye yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize üç sandalye daha lâzım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize bir sandalye daha lâzım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ahşap sandalye ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sandalye plastikten yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun yanına bir sandalye çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sandalye çek.
Bu odada hiç sandalye yok.
O bir sandalye midir?
Bu bir sandalye.
Bu sandalye geri dönüşümlü malzemeden yapılır.
Salondaki sandalye sayısı 80'dir.
Ahşap sandalye pahalıdır.
Sandalye ahşaptan yapılmış.
Sandalye onarılamaz.
Lütfen, bir sandalye alın ve bizimle oynayın.
Tom sandalye ile Mary'nin kafasına vurmaya çalıştı!
Tom diğer bir öğrenciye bir sandalye fırlattığı için okuldan uzaklaştırıldı.
Bu sandalye oldukça küçüktür.
Bu sandalye tamir edilmeli.
Sandalye onarılmalı.
Sandalye çok küçük.
Tom Mary'ye bir sandalye teklif etti.
On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?
O sandalye sırtını acıtıyor mu?
Elektrikli tekerlekli sandalye kullanmak için bir ehliyete ihtiyacın var mı?
Elektrikli tekerlekli sandalye bir sürücü ehliyeti gerektiriyor mu?
Yeterli sandalye var mı?
Hâlâ herkes için yeterli sandalye var mı?
Sandalye kırıldı.
Bu sandalye sizin.
Bir sandalye istiyorum.
Tom bir sandalye çekti ve oturdu.
Bu sandalye çok rahat değil.
Ahşap sandalye ne kadar?
Sandalye kapının yanında duruyor.
Kalan sadece bir sandalye var.
Sana bir sandalye alalım.
Bu sandalye rahat değil.
Dün ergonomik bir sandalye aldım.
O otururken sandalye çatırdadı.
Bu sandalye diğerleriyle aynı mı?
Tom bir tekerlekli sandalye kullanır.
Tom bir sandalye kaptı.
Tom'a bir sandalye verin.
Ona bir sandalye ver.
İlkokuldayken sandalye kapmaca oyunu oynardık.
Tom bir sandalye aldı ve oturdu.
Biz bir çift yeni sandalye aldık.
Şimdiye kadar kaç tane sandalye kurdun?
O bir sandalye taşıdı.
Bu plastik sandalye çok ucuz.
Bu uzun zamandır oturduğum en rahat sandalye.
Bu şimdiye kadar oturduğum en rahat sandalye.
Bu sandalye çok rahatmış, ama rengi hoşuma gitmedi.