Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sandviç"

Lernen Sie, wie man sandviç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bir sandviç sipariş etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Scott! Lütfen öğlen yemeği için sosisli sandviç yap.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir sandviç istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

George'un kız kardeşi bana biraz sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birkaç sandviç yiyerek açlığını tatmin etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'den ona bir sandviç yapıp yapamayacağını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jambonlu sandviç yemen gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üç sosisli sandviç yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, benim yiyebileceğimden daha çok sosisli sandviç yiyebileceğine benimle elli dolara bahse girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç sandviç istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir sandviç yediğini gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

O, öğle yemeği için sandviç yedi mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye kendisi için bir sandviç yaptırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne çeşit bir sandviç istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar öğle yemeğinde sandviç ve kahve aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem öğle yemeği için sandviç yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem bize öğle yemeği için peynirli sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkese yedirmek için yeterli sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar sandviç, salata istiyor, ve meyve suyu da.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hardallı ve ketçaplı iki sosisli sandviç alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sandviç ve sütle açlığını giderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sevdiği yemeklerden biri domates çorbası ile ızgarada pişirilmiş peynirli sandviç.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a bir sosisli sandviç aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bir sandviç yiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaç tane sandviç kaldı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir fıstık ezmesi ve jöle sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı çocuklar fıstık ezmeli sandviç getirdiler, bazıları jambonlu ve diğerleri peynirli.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir jambonlu sandviç yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendime bir sandviç yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin için ekstra bir sandviç yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sandviç tabağını Mary'nin önündeki masaya koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom piknik sepetini açtı ve bir jambon ve peynirli sandviç kaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, bana bir sandviç getir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom! Bana bir sandviç getir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğle yemeği için bir yumurtalı sandviç yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye bir sandviç verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendine bir sandviç yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben öğle yemeği için genellikle bir jambonlu ve peynirli sandviç yerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sandviç daha ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye bir jambonlu ve peynirli sandviç verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfakta sandviç yapmakla meşgul.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak bankosuna oturdu ve ton balıklı bir sandviç yedi.

Hindili bir sandviç istiyor musun?

Az önce bir sandviç yedim bu yüzden aç değilim.

O bir sandviç yiyordu.

Sana bir sandviç yapmamı ister misin?

Aç olabileceğini düşündüm, o yüzden birkaç sandviç yaptım.

Benzin istasyonunda sandviç satın aldım.

Üç gündür, bayat bir sandviç, çürük bir elma ve biraz bozuk yoğurt dışında hiçbir şey yemedim.

Tom öğle yemeği için bir fıstık ezmesi ve jöleli sandviç yedi.

Bu sandviç iyidir.

Sana bir sandviç yapmak için vaktim yok.

Sandviç istemiyorum.

Tom genellikle öğle yemeği için bir sandviç yer.

Bu kadar çok sandviç yapmamalıydım.

Tom bir sandviç yiyor.

Bir sandviç istiyorsan, elini kaldır.

Aç mısın? İstersen sana bir sandviç yapabilirim.

Tom bulduğu her fırsatta sosisli sandviç yiyor.

Bir sandviç daha ister misiniz?

Yarım sandviç ister misiniz?

Tam senin önünde sandviç yaparlar.

Tam senin gözlerinin önünde sandviç yaparlar.

Sandviç ekmeğini uzatır mısın?

Birkaç sandviç ekmeği alacağım.

Sandviç ekmeği getirdin mi?

Tom birkaç sandviç yaptı.

Sadece bir sandviç yedim.

Tom Mary'ye bir sandviç yapmaya söz verdi.

Sana bir sandviç yaptım.

Tom kendine çabucak bir sandviç yaptı.

Tom bir fıstık ezmeli sandviç istiyor.

Bir tost yemektense bir sandviç yemeyi tercih ederim.

Bana bir sandviç yapar mısın?

Sık sık sosisli sandviç yerim.

Tom bana bir sandviç verdi.

O ne tür bir sandviç?

Bir sandviç daha alabilir miyim?

Ona bir sandviç yapıyor musun?

Onlara birkaç sandviç yapacağım.

Ona birkaç sandviç yapacağım.

Tom, Mary'ye bir sosisli sandviç aldı.

Tom kendine bir sandviç yapıyor.

Tom bir BLT sandviç ısmarladı.

Tom bir hindili sandviç yedi ve bir bardak portakal suyu içti.

Burada birkaç sandviç var.

Çiçero "Bana lahana turşulu bir sandviç ver" dedi.

Tom Mary'ye bir fıstık ezmeli jöle sandviç yaptı.

Tom Mary'ye bir sandviç yaptı.

Bana bir sandviç yap.

Tom bir sandviç istemediğini söyledi.

Tom bir sandviç istiyor.

Tom, Mary'yi ağacın altında bir sandviç yerken gördü.

Tom'a birkaç sandviç yapacağım.

Biz bir sandviç yiyorduk.

Hadi, bir sosisli sandviç alalım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch