Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "satış"

Lernen Sie, wie man satış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 89 handverlesene Beispiele.

Satış elemanı elbiseyi alması için onu ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu vergisiz bir satış mağazası mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da hiç satış distribütörleri var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Satış departmanının bir üyesiyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış bölümünün sorumlusu kim?
Translate from Türkisch to Englisch

Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir satış elemanıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim satış elemanlarıyla konuştum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, evi için satış ilanı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, satış departmanından sorumlu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şirketimiz, tüm Japonya'da konuşlanan, iyi organize edilmiş 200 satış ofisi ağına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir satış elemanı olarak bir iş başvurusu yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış fiyatları kırmızı mürekkeple yazılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış bölümünden sorumlu.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazılmasına dikkat ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir satış görevlisi.
Translate from Türkisch to Englisch

O satış boyunca yüzde 30 indirimdeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom satış için evinin reklamını yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim şu anda bir satış elemanı olarak süpermarkette çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda Japonya çapında 200 tane iyi örgütlenmiş satış büromuz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom doktor değil, satış elemanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Mağazada yirmi satış personeli var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom satış makinesinden bir fincan kahve aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış pazartesi günü sona eriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom satış fiyatı iyiyse iki çift ayakkabı alabileceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış harika gidiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan satış departmanında yeniden işe atandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom otomatik satış makinesinden bir içki satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir satış makinesi arıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O kolay bir satış değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüksek vergi ve kötü satış şirketi iflas ettirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir satış elemanı olarak bir iş için başvurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış reklamıma cevap verilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazarlama bölümü ve satış bölümü hedefleri mutlaka aynı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim Waller satış yöneticisi görevi için güçlü bir adaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir satış yaptığımızı düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yazılım paketinin tavsiye edilen perakende satış fiyatı 99 dolardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O mağaza 20 tane satış elemanı çalıştırır.
Translate from Türkisch to Englisch

Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazıldığını fark ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir satış deneyimin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O mağazada bugün bir satış var.

Gümrüksüz satış mağazası nerede?

Satış temsilcileri sık sık beni kazıklıyorlar.

Tom bir gezici satış temsilcisiydi.

Gazete satış yerinden gazete satın almayı durdurun.

Sinirlendim ve otomatik satış makinesine tekme attım.

Henüz satış yapmadık.

Henüz bir satış yapmadık.

Bu satış makinesi dün gece serseriler tarafından tahrip edildi.

Toptan satış tabakaları ile karakterize edilen Japon dağıtım sistemi karmaşık ve masraflıdır.

Ben hep bir satış elemanıydım.

O mağazada bir indirimli satış var.

Ben şirketimiz için bir satış elemanıyım.

Mağaza bir satış tanıtımı yapıyor.

O, satış bölümünün müdürüdür.

25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.

Şu an yatak odamda büyük bir satış var. Giysiler %100 indirimde!

Tom iyi bir satış elemanıdır.

Çok daha fazla satış elemanı işe alıyoruz.

Bir satış avantajından yararlandım ve üç kazak aldım.

Tom satış elemanı olarak başladı.

Tom bir araba satış elemanıydı.

Sami tüm satış taktiklerini biliyor.

Sami bütün satış taktiklerini bilir.

Tom bir toptan satış kulübünün üyesidir.

Tom, bir gezici satış temsilcisidir.

Bu satış ne kadar sürecek?

Oyuncak bölümündeki satış elemanı oldukça sıcak ve cana yakındı.

Ali'yi tanzim satış kuyruğunda patates soğan alırken gördüm.

Ali fena satış koydu.

Tom satış departmanı sorumlusu.

Tom satış bölümü müdürü.

Ancak satış pürüzsüz gerçekleşmedi.

Satış bedeli yüz yirmi milyon avro oldu.

Ancak satış bazı tartışmalara yol açtı.

Satış sözleşmesi on beş Temmuz'da imzalandı.

Hükümet satış için başka bir neden daha sunuyor.

Satış çok safhalı olarak gerçekleşecek.

Şu an elden satış yapmıyoruz.

Yabancılar, futbol kulüpleri gibi stratejik önemi olmayan çerez sektörlerdeki markaları Körfez'e iteleyip adamların petrodolarlarını sağarken, bizim aklıevveller telekom ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerden satış yapıyor.

Sizde sadece toptan satış mı var, yoksa perakende de oluyor mu?

Perakende satış yapmıyoruz; açılmış paketleri sonra satması zor oluyor, toptancılar almak istemiyorlar.

Lillo'daki ikinci el satış güvenlik nedeniyle iptal edildi.

Gabriel satış makinesini test etmesi için Melissa'ya elli dinar verdi.

Maliyetinin altında satış yapıyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch