Lernen Sie, wie man savaşmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerikalıların sadece savaşmak için herhangi bir arzusu yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazıları savaşmak için isteksiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşmanla savaşmak için güçlerini birleştirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Theodore Roosevelt ile savaşmak istemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gereksiz yere savaşmak cinayettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşmak ve dövüşmek sadece fiziksel olarak yapılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gereksiz yere savaşmak cinayetten başka bir şey değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık savaşmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşamak savaşmak demektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çıkıp savaşmak istiyorsan seni durduramam.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bush Orta Asya petrolünü kontrol etmek için savaşmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya artık bir düşmanla iki cephede savaşmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes AIDS'e karşı savaşmak için birleşmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım savaşmak zorunda olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dağda savaşmak için eğitimliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşmak istiyorsa bir savaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu diğer kadına karşı savaşmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Şiddetle nerede olursa olsun savaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Özgürlüğüne değer veriyorsan onun için savaşmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize savaşmak için geldiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bununla savaşmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tekrar savaşmak için sabırsızlanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşmak beni yordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendi yaşamı için savaşmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksullukla savaşmak cevaptır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla savaşmak aptalca.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin ilkeleri için savaşmak onlara göre yaşamaktan daha kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
Depresyonla savaşmak için bulduğun yol bu mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Türk ata yurduna ve Türk'ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun, onlara bütün ulusça silahlı olarak karşı çıkmak ve onlarla savaşmak gerekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Enerjini eskiyle savaşmak için değil, yeniyi inşa etmek için kullan.
Translate from Türkisch to Englisch
Enerjini eskiyle savaşmak için değil, yeniyi inşa etmek için kullanmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hükümete katılanlara söylediğimi Meclis'e de söylemek istiyorum: "Kan, meşakkat, gözyaşı ve alın terinden başka sunacak hiçbir şeyim yok." Önümüzde en acılı türden bir sınav var. Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var. Politikamız nedir diye soruyorsunuz; Şunu söylemek istiyorum: Denizde, karada ve havada, tüm gücümüzle ve Tanrı'nın bize verebileceği tüm gücümüzle savaşmak ve karanlıkta asla aşılamayan canavarca bir tiranlığa karşı savaşmaktır. İçler acısı insan suçları listesi. Politikamız bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch