Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "savaşta"

Lernen Sie, wie man savaşta in einem Türkisch Satz verwendet. Über 96 handverlesene Beispiele.

Oğlumuz savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşkta ve savaşta her şey adildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Somali savaşta.
Translate from Türkisch to Englisch

O, savaşta oğlunu kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni askerler kısa sürede savaşta kaybedenlerin yerini alacaklardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya 1905 yılında bir savaşta Rusya'yı yenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta çok sayıda asker yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok kişi savaşta öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta pek çok insan genç yaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün dünya savaşta yer aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükbabam savaşta yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, savaşta yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iki oğlunu savaşta kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar savaşta öldüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta ve aşkta her şey mübahtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar savaşta yenildiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek oğlunu savaşta öldürttü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek oğlunu savaşta kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta birçok insan öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta yeni bir aşamaya giriyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Afganistan savaşta.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom savaşta bir ambulans sürücüsüydü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un her iki oğlu da savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Dedem savaşta askerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Gemimiz savaşta hasar almadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta kıyım yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Her iki oğlu da savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşlerimin hepsi savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta binlerce asker öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlarla savaşta değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

O savaşta kaç kişinin öldüğünü kimse bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta ölen bir oğlum vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom savaşta üç oğlunu kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok partizanlar o savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Oğullarının her ikisi savaşta öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Gideceksin ve asla geri gelmeyeceksin, savaşta öleceksin.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes onun savaşta bacağını kaybettiğini biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta bir milyon kişi öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta tüm aileni kaybetmenin nasıl olduğunu bilmiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaşta tüm aileni yitirmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir savaşta yerle bir oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar savaşta ölenleri askeri geleneğe uygun olarak gömdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz Japonya'yla savaşta değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan bir savaşta savaştı ve onu kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom savaşta yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom savaşta öldürüldü.

Savaşta ölenler sadece benim çocuklarım değildi.

Savaşta hukuk sessiz kalır.

Onun babası savaşta öldü ve annesi onu ve kardeşlerini kendi başına yetiştirdi.

Savaşta herkes birine karşıdır.

O savaşta düştü.

Barışta, oğullar babalarını gömerler. savaşta, babalar oğullarını gömerler.

Kişisel olarak savaşta olmaktan hoşlanmıyorum.

Japonlarla savaşta değiliz.

İsviçre savaşta tarafsızdı.

Aşkta ve savaşta her şey mübahtır.

O, savaşta ölmeseydi, şimdi altmış yaşından daha fazla olurdu.

Tom savaşta ele geçirildi.

Beowulf savaşta ölümcül şekilde yaralandı.

Tom savaşta ölümcül şekilde yaralandı.

Savaşta ölen ilk şey gerçektir.

Aşil Hektor'u yendi, fakat kısa bir süre sonra kendisi savaşta öldürüldü.

Tom savaşta oğlunu kaybetti.

Gideceksin, döneceksin, savaşta asla ölmeyeceksin.

Onun İlk askeri deneyimleri İngiliz sömürge imparatorluğu ve bağımsızlık arayan Boerler arasındaki savaşta yer aldı.

Quebec için mücadele savaşta dönüm noktasıydı.

Babası savaşta öldü, bu yüzden tek ebeveynli bir ailede büyüdü.

Birçok erkek savaşta ağır biçimde yaralandı.

Savaşta demokrasi adına birçok genç insan öldü.

Tom'un savaşta öldürülen bir oğlu vardı.

Kaybedilen bir savaşta dövüşüyoruz.

Savaşta önce gerçekler ölür.

Savaşta bütün malı mülkü gitti.

Savaşta tüm yollar mübahtır.

Ülke savaşta değildi.

Savaşta birçok insan öldü.

Tom savaşta yaralanmadı.

Tom savaşta helikopter pilotuydu.

Cezayir savaşta değil.

Savaşta nerede hizmet ettin?

Yemen savaşta.

Savaşta çocukları korumayı düşünen pek yoktu.

Türk SİHAları bu savaşta Ukrayna'nın en stratejik silahlarından biri hâline geldi.

Onların hepsi savaşta öldü.

Kalman savaşta öldü.

Savaşta birçok asker öldü.

Savaşta bir kolumu kaybettim.

Tom ve Mary savaşta evlerini kaybetti.

Tom ve Mary savaşta evlerini kaybettiler.

Hamas idaresindeki sağlık bakanlığına göre Gazze'de 14 aylık savaşta 44 binden fazla Filistinli katledildi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch