Lernen Sie, wie man savunmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Adam kendini savunmak için yalvardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini savunmak başka birini savunmaktan daha zordur. Şüphe edenler avukatlarına bakabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Haklıları savunmak haksızları savunmaktan daha fazla yürek ister; çünkü ikincisi için maddi çıkarlar fazlasıyla yeterli bir gerekçedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu suçlamalara karşı kendini savunmak için burada yok.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir avukat müşterisini savunmak için yeri göğü titretecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendini savunmak için hiçbir girişimde bulunmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini savunmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerliler topraklarını istilacılara karşı savunmak zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom itibarını savunmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi savunmak zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi savunmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Paris özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis, Dan'in kendini savunmak için hareket ettiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan kendini savunmak için hareket ettiğini iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Milis, acil bir durumda vatandaşları savunmak için kuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Haklarımı savunmak istemeyen bir ülkede yaşamak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Arazilerini savunmak şimdi bir günah haline mi geldi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u savunmak için neden bu kadar hızlısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi kendini savunmak için vurduğunu iddia ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ününü savunmak için umutsuzdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendini savunmak için iyi bir avukat tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla kendini savunmak için öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi savunmak için harekete geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami kendini savunmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami kendini savunmak için aşırı güç kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğu illerinde Müslüman halkın haklarını savunmak için Le Pays adında Fransızca bir gazete yayımlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hesapta Ali'yi savunmak ban sebebi.
Kendimizi savunmak için silahlara ihtiyacımız var.
İsrail için sınırlarını savunmak bu kadar zor mu?
Filistinliler ülkelerini savunmak zorundalar.
Filistinliler topraklarını savunmak ve özgürleştirmek için her şeyi yapacaklar.