Lernen Sie, wie man savurgan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Tom savurgan.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un savurgan bir yaşam tarzı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom büyük bir savurgan.
Translate from Türkisch to Englisch
O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O savurgan.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir savurgan değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom konakta savurgan bir partiye ev sahipliği yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Papyon ona savurgan bir hava verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Savurgan harcamayı kesmemiz gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok savurgan bir yaşam tarzı sürdürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeterince savurgan bir şekilde para harcadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom savurgan, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom savurgan bir hayat sürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch