Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "saygı"

Lernen Sie, wie man saygı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ona saygı duyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona saygı gösteriyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Katolik kilisesine inanmayan insanlar bile Papa'ya sembolik bir lider olarak saygı duyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonlar saygı belirtisi olarak her zaman eğilmezler.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlılara saygı duyarım.
Translate from Türkisch to Englisch

O,bütün arkadaşları tarafından saygı görürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençler yaşlılara saygı göstermeliler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kişinin karakterini tanı ve saygı duy.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir Amerikalı bilim adamı, Albert Einstein'a saygı duyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yerleşimciler, yapılan anlaşmalara her zaman saygı göstermediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun cesaretine saygı duymamak elimizde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes tarafından saygı duyuluyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir yaşta Allah'a tapmak ve ebeveynlere saygı duymak daha önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes ona saygı duyardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada, herkes saygı duyar ve takdir edilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'daki yaşlı insanlara diğer birçok ülkede aldıkları saygı aynı derecede verilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben gerçekten saygı hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye çok saygı duymaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a liderimiz olarak saygı duyarız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun askerleri ondan korkuyor ve ona saygı duyuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, ana-babasına saygı duyar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye saygı duyan tek kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye çok saygı duyuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatında en çok kime saygı duyuyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Ona herkes tarafından saygı duyulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kamu yararına saygı duyulmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm yaptığı yanlışlarına rağmen, herkes tarafından saygı duyulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim saygı ve hayranlık hissi duymadan cesur insanların kahramanca eylemlerini okuyabilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Kate'e herkes tarafından saygı duyuluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'ye herkes tarafından saygı duyulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Brown'a saygı duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Anthony'ye Mısırlılar tarafından saygı gösterilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana saygı duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ona saygı duyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların hepsi ona saygı duyarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, babasına saygı duyar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar tarafından ona saygı duyulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes Henry'ye saygı duyar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynlerine saygı duyuyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenime çok fazla saygı duyarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar liderlerine saygı duydular.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona arkadaşları tarafından saygı duyulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün öğrenciler ona saygı duyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insan eşine saygı göstermeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı vatandaşlara saygı göstermelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendinize saygı duyun.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona saygı duyulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Rakiplerinize saygı duymalısınız.

Yaşlılara saygı duymalısınız.

Onları sevdi ve onlara saygı duydu.

Öğretmenimiz olarak ona saygı duyuyoruz.

Ailesine saygı duymaz.

Yaptığın için sana saygı duyuyorum.

Liderleri olarak ona saygı duyuyorlar.

Diğerlerinin fikirlerine saygı göstermeliyiz.

Diğerlerinin hakkına saygı göstermeliyiz.

Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.

Ona saygı duymayı bırak, ondan hoşlanmıyorum.

Liderleri olarak John'a saygı duyuyorlardı.

Köydeki herkes ona saygı duyar.

Öğrencileri tarafından saygı görmek istiyordu.

Onların hepsi ona liderleri olarak saygı duyuyorlardı.

Yönetim becerilerinden dolayı ona oldukça saygı duyulur.

Paul ebeveynlerine saygı duyar.

Herkes tarafından saygı duyulan bir bilim adamıdır.

Ona hem bir öğretmen hem de bir insan olarak saygı duyuluyordu.

Bana saygı duyuyor.

Büyüklerine saygı göster.

Bana biraz saygı göster.

Kendime saygı duymuyorum.

Sana saygı duyardım.

Saygı satın alınmaz.

Hâlâ Tom'a saygı gösteririm.

Yeteneğine saygı duyuyorum.

Düşüncene saygı duyuyorum.

Düşüncene saygı duyuyorum, Tom.

Sana saygı duyuyorum, Tom.

Sana herhangi birinden daha çok saygı duyuyorum.

Tom'un isteklerine saygı göstermeliyim.

Ben onlara nasıl ki saygı duyuyorsam onlar da bana saygı duymalı!

Tom'a saygı göstermekten başka yapacak bir şeyim yok.

Tom'un isteklerine saygı göstermek zorundaydım.

Tom'un isteklerine saygı göstermek zorundaydım, bu yüzden gittim.

Güven, sevgi ve saygı olmadan işler başarılamaz.

Hayatımda sahte bir sevgi, saygı ve şak şak istemiyorum.

Muvaffak olsam insanları sevmem ve saygı duymam mı?

Sence ben insanlara saygı duymuyor muyum?

Eğer saygınlık isteseydim saygı duyulacak işler yapmalıydım.

Beklentilerim çok yüksek değildi ama sen "Saygı ve Sevgi" adlı kitabın tiyatrosunu kötü oynadın.

Gönüllü olmak mı yoksa emirlere uymak mı bana saygı kazandırır?

Tom'un geçmişine bir göz attım ve o oldukça saygı duyulan bir adam gibi görünüyor.

Sence kime saygı duyulmalı?

Siz de benim doğrularıma saygı gösterir misiniz?

Tom, Mary'ye saygı göstermiyor.

Onlar Tom'a saygı göstermiyorlar.

Farklı bakış açılarına saygı duyuyorum.

Benim duygularıma saygı gösteren oldu mu yıllar yılı?

Biraz saygı.

Tom size saygı duyuyor.

Kurallara saygı duymadım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch