Lernen Sie, wie man sefil in einem Türkisch Satz verwendet. Über 46 handverlesene Beispiele.
Ölüm için can atan kimse sefildir, ama daha sefil olanı ondan korkan kimsedir.
Translate from Türkisch to Englisch
O yıllarca sefil bir hayat sürdürmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan dolayı, o sefil bir hayat yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini sefil bir durumda bulacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sefil ve mutsuzdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi bunun hakkında düşündüğüm zaman, bizim aile çok sefil bir hayat yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sefil bir hayat yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sefil değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölümden korkan kadar sefil bir insan görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil bir zaman geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil bir halde başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yüzünden,sefil bir hayat yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sefil miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlunun sefil durumunu görünce kalbi sızladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalışanların alışkanlıklarından biri sarhoş olmak ve ertesi güne kadar sefil hayatlarını unutmak için iş gününün sonunda bir barda ya da restoranda toplanmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sefil misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sefil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça sefil görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O ondan dolayı sefil bir hayat yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ondan dolayı çok sefil bir halde yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni sefil şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece sefil ve şerefsiz ölüm sizi burada bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
En sefil insanlara yardım etmeyi seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksul İrlandalı şimdi yapayalnız bırakıldı ve diğerlerinin nereye gittiğini bilmiyordu, bu yüzden, o sadece çok üzgün ve sefil bir şekilde olduğu yerde kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sefil olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O sefil bir hayat yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sefil olduğumu itiraf ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil göründüğümü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sefil görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin sefil olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin muhtemelen sefil olacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hâlâ sefil misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana Mary'nin sefil olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sefil gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sefil gibi görünüyordun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen hâlâ sefil görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen hâlâ sefil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un göründüğü kadar sefil görünmüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sefil olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary oldukça sefil, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sefil görünmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bazılarının aşırı derecede zengin olması için bazılarının sefil derecede fakir olması gerekiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Sefil durumdaydık.
Translate from Türkisch to Englisch