Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ses"

Lernen Sie, wie man ses in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kulak yolu ses dalgalarını kulak zarına iletir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çorbanızı içerken ses çıkartmayınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Sırtlanın havlaması kahkaha gibi ses çıkarıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sıradışı bir ses duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

O ses neydi?
Translate from Türkisch to Englisch

Gürültü ve ses arasındaki farkı kim çevirebilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen hafta ses sınavına katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dil ne kadar çok ülkede konuşulursa, yerli konuşanı gibi ses çıkarmak o kadar daha az önemlidir, çünkü o dilin konuşanları değişik lehçeler duymaya alışkındır.
Translate from Türkisch to Englisch

Işık ve ses dalgalar halinde iletilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kulak kanalı, kulak zarına ses dalgaları gönderir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses çok yüksek.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle o eski fagottan hoş bir ses çıkarır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom uyurken çok ses çıkarır.
Translate from Türkisch to Englisch

Neyse ki, Tom bazı ses yatırımları yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir ses duyuyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Ses onu uyandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ses duyulmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tuhaf bir ses duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Garip bir ses duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklarla nazik bir ses tonuyla konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses seviyesini azaltın, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar arkalarında bir ses duydular.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyondan gelen en küçük bir ses bile konsantrasyonumu bozuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O ses nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ses tarafından sinirlendirildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kapıda bir ses duydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereden gelen ses yüzünden uyuyamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Favori ses çaların nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Aniden garip bir ses duydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses gittikçe zayıfladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses bana annemi hatırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses yüzünden uykum kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ses duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Gaydalar çok garip bir ses çıkarırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Dinledim ama bir ses duyamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ses gittikçe zayıfladı, artık duyulmayıncaya kadar.
Translate from Türkisch to Englisch

Garip bir ses duydu ve yataktan fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Garajdan gelen garip bir ses duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz ses çıkar!
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi ana dilinde doğal ses çıkarmak ve ana dilin olmayan bir dilde doğal olmayan ses çıkarmak çok kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse öğrenmek isteyebileceğin her dilde yerli konuşurlar tarafından hazırlanmış ses dosyalarını bulmak kolaylaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ses sınavının iyi gittiğini umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

"Yardım edin!" diyen bir ses duydum. Güldüm.

Neden her kafadan ayrı bir ses çıkıyor?

Bu öğleden sonra bir ses sınavım var.

Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.

Hiç ses çıkarmamamızı istedi.

Ses olarak hangi dil Almancayı andırır?

Tom tuhaf bir ses duydu.

Benim stereo setimin ses kalitesi seninkinden daha kötü.

Yabancı bir ses duydum.

Tuhaf bir ses duydum.

Yerinde olsam ses çıkarmazdım.

Masayı taşımaya çalıştığımda karşıya çekerken bacaklarından biri kulak tırmalayıcı bir ses yaptı.

Bir zürafa nasıl ses yapar?

Tom dışarda bir ses duydu.

Tom üst katta bir ses duydu.

Tom bir ses duydu.

Tanımadığım bir ses duydum.

Sokaktan gelen ses çalışmamızı etkiledi.

Tom bir ses duydu ve araştırmaya gitti.

Herhangi bir ses duymadım.

Yine de bugünlerde hesap makineleri okul sınavlarında özgürce kullanılabilmektedir ve şu anda birçok okulda matematik sınavı sırasında duyulan tek ses çocukların hesap makinelerine hafifçe vurmalarıdır.

Işık sesten daha hızlı ilerler bu sebeple bazı insanlar aptalca ses çıkarmadan önce keskin zekalı görünürler.

Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.

Hava ses için bir gereçtir.

Ayda havasız rüzgar ya da ses olmayabilir.

Boş fıçılar en çok ses çıkarırlar.

Ses çok hızlı yayılıyor.

Bu oteldeki odalar ses yalıtımında gerçekten çok kötü. Komşumun sakızını çiğnemesini duyabiliyorum.

Müzik öfkeye ses, eğlenceye şekil verir.

Ses sonunda kayboluncaya kadar gittikçe zayıfladı.

Ses çok hızlı şekilde hareket eder.

Piyano akortsuzdu; çok kötü ses veriyordu.

Kapının arkasından tuhaf bir ses duyuldu.

Ses rahatsız edici ama insan vücudu için zararsızdı.

Mutfaktan gelen garip bir ses duydum.

Sofrada ses yapmamalısın.

Çok ses yapıyorsun.

Ses etme de dinle.

Tatoeba cümlelerindeki ses Shtooka tarafından sağlanmıştır.

O ses son derece sinir bozucu.

Ses mi hızlı görüntü mü bilemedim.

Çorba içerken ses çıkarma.

Çok küçük bir ses duydu.

Bu ses de neydi?

Bu ses ne?

Bu duvarların ses yalıtımı yok.

Ses tonundan, benden ne kadar nefret ettiğini hissettim.

Her kafadan bir ses çıkıyor.

Dün gece bir ses duyan oldu mu?

Böyle bir ses tonuyla ancak vasiyet yazdırılabilir.

Bir ses duydu.

Eski bir havuz var. Kurbağa içine atlar ve sudan ses çıkar.

Nedir bu ses?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch