Lernen Sie, wie man sesi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Tony'nin güzel bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şemsi Paşa pasajında sesi büzüşesiceler.
Translate from Türkisch to Englisch
Betty'nin tatlı bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Modern Yunanca'da harfleri birleştirerek sesler oluşturabilirsiniz. Örneğin "b" sesi için μπ'yi, "d" sesi için ντ'yi, "g" sesi için γκ'yi ve "c" sesi için ise τζ'yi kullanabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi nasıl ayarlayacağımı bana söyleyebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sesi öfkeden titriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi dinlemek için hoş.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sesi yumuşak ve güzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen sesi kısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sesi nasıl düzeltebilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için sürpriz oldu, güzel bir sesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben şimdi bir silah sesi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Radyonun sesi çok yüksek. Lütfen sesi kısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sesi çıktığı kadar çığlık attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun çok iyi bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir silah sesi duyduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle geçen ay onu ziyaret ettiğimizde göründüğünden daha iyi görünüyordu ve sesi daha iyi çıkıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kesinlikle güzel bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir erkek sesi duydum ve onun Tom'unkine benzediğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sesi çok güzel geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O sesi duydun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tony'nin sesi güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bağırma sesi duydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilimler sesi absorbe eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi açın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun derin bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüksek bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un pes bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Radyonun sesi çok yüksek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi duyamıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen sesi aç.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanonun iyi bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun güzel bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi kısar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıda bir vurma sesi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş sesi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çok tiz bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yumuşak ve net bir sesi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun tatlı bir sesi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O televizyonun sesi çok yüksek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi iyi duyamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sesi öfkeden titriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenimin çok yumuşak bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalan bir zil sesi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenin yüksek, net bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Opera sanatçısının güzel bir sesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırma sesi giderek zayıfladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızın sesi gittikçe zayıfladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Radyo spikerinin erkeksi bir sesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yan odadaki sesi duymadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Radyonun sesi çok yüksek. Sesi kısın.
Amerikanın sesi Washington'dan yayın yapar.
Lütfen sesi biraz daha kısın.
Son derece etkileyici bir sesi var.
O, Baba'nın sesi.
Bir silah sesi duydum.
O her gece silah sesi duyar.
Telefona kulaklık taktığımızda onun radyo kanallarını çekmesi ve sesi kulaklığa aktarması gerekmez mi?
Bülbülün sesi güzel değil mi?
Bir düşme sesi duydum.
Onlar silah sesi duydular.
Silah sesi duyduk.
Atların sesi duyuluyordu.
Bugün telefonla konuştuğun bayanın sesi tanıdık geldi.
O, Tom'un sesi.
Onun sesi azaldı ve sessiz kaldı.
İki kişi bir silah sesi duyduğunu söylüyorlar.
Sesi azaltmanızın sakıncası var mı?
Trenin sesi azalarak kayboldu.
Arka planda çalan hoş bir gitar sesi vardı.
Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.
Sesi duydu.
O sesi daha önce hiç duymadım.
O sesi daha önce duydum.
O şarkıcının berbat bir sesi var.
Çok iyi bir sesi var.
Bir elin nesi var? İki elin sesi var.
Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.
Geçit töreninin sesi gittikçe kayboldu.
Onun sesi kısıldı.
Onun sesi yumuşadı.
Bir düşme sesi duyduğumu sandım.
Aniden bir silah sesi duyduk.
Birden bir çığlık sesi duydum.
Kızın yüksek bir sesi var.
Şarkıcı Carla'nın harika bir sesi var.
Tom bir araba kapısına ait çarpma sesi duydu.
Korkmuş görünüşünün aksine, sesi sakin ve yumuşaktı.
Büyüleyici bir sesi var.
Maria Callas'ın güzel bir sesi var.
Senden başka bir cık cık sesi duymak istemiyorum.
Şarkıcının güzel bir opera sesi var, ama gençlerin onu tutacağını sanmıyorum.
Bu sesi yapan ne?
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Sesi biraz kısar mısın?
Bu ne Tom? Birinin ağlama sesi gibi.
Bir korna sesi duydum.
Sesi kısar mısınız?