Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sevgi"

Lernen Sie, wie man sevgi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sevgi ile arzuyu karıştırmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ile tek başına yaşayamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir şey sevgi kadar değerli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm sevgi ve hüzün kalbimde erir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ve Barış.
Translate from Türkisch to Englisch

Yuvamızı sevgi ve mutluluk dolu yapacağımızı umuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

İhtiyacınız olan tüm şey sevgi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary ile ilgili sevgi dolu anıları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kıskançlık olmadan sevgi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Jessie, Joseph'le tokalaştı ve sevgi ile onu selamladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ile merhameti asla karıştırmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

O sevgi ve şefkat istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Birbirlerini sevgi dolu öptüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana sevgi dolu bir mektup gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, gözlerinde sevgi ile Mary'ye baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu eve güçlü bir sevgi bağı hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi mi? O da ne? Ben bir yetimim. Sevgiyi hiç tadamadım ki.
Translate from Türkisch to Englisch

Güven, sevgi ve saygı olmadan işler başarılamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatımda sahte bir sevgi, saygı ve şak şak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer sevgi isteseydim insanları sevmeliydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Beklentilerim çok yüksek değildi ama sen "Saygı ve Sevgi" adlı kitabın tiyatrosunu kötü oynadın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi paranın üstündedir. Sonraki önceki kadar çok mutluluk veremez.
Translate from Türkisch to Englisch

Parayla satın alınmayan bir sevgi evrendeki en mutluluk verici şey değil midir?
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar insani duygularını tatmin etmeli fakat sevgi ve aşk güzel duygular değil midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ve aşk yok muydu Dünya'da?
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ve aşk yalan mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaş olmak için karşılıklı sevgi şart değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sıcacık içten bir aşk ve sevgi için ne yapılmazdı ki?
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ve aşk yok mu Dünya'da?
Translate from Türkisch to Englisch

Sizce aşk ve sevgi yalan mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatıma giren kadınları sizin ayarlamanıza gerek yoktu. Ben sevgi ve aşka inanan biriydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hala sevgi ve aşka inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne isterseniz söyleyin ona karşı sevgi ve aşktan başka bir şey yok içimde.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşk ve sevgi görev bağlamında bir iş olarak görülüyorsa olmasın daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi gerçek bir sevgi ve aşk var mı dünyada diye çok merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sevgi dolu.
Translate from Türkisch to Englisch

Her kim ki içinde sevgi olsun, o Tanrı'dadır ve Tanrı da ondadır çünkü Tanrı sevginin kendisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar birbirlerine saygı duymalı ve sevgi beslemeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi, aşk, sevda güzel duygulardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ve aşk duyulmadan hiçbir meslek yapılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgi ve saygı olmadan insan ilişkileri yürümez.

Erkekler ve kadınlar arasında arkadaşlık olamaz. Tutku, düşmanlık, aşk, aşırı sevgi olabilir ama dostluk asla.

Çocukların sevgi ve ilgiye ihtiyacı var.

O sadece sevgi ve ilgi istiyor.

Çocuklar yetişkinler kadar sevgi ve ilgi istiyorlar.

Bir çocuk gülümsemesindedir sevgi.

Bir masumun yüreğindedir sevgi.

Ne olursa olsun birbirini seven iki aşıktadır sevgi.

Sevgi kadar değerli hiçbir şey yoktur.

Bizim ilişkimiz çok içten ve sevgi dolu.

Sevgi, yaşamayı arzuladığını yaşamakta olanı bulursan yaşanacak bir haldir.

Sevgi affetmez.

Sevgi varsa, taşıdığın yükün ağırlığı vız gelir!

Sevgi her şeye cevaptır.

Birazcık sevgi kırıntısı, hayatı daha anlamlı hâle getirebilir.

Sen sevgi dolu bir kadınsın, Mary.

Sevgi neden bu kadar karmaşık.

Hepimiz birbirimizi arayan sevgi damlalarıyız.

Eskiden sevgi ile cinselliği ilişkilendirirdim.

Her durumda, sevgi sonuna kadar direnmedir.

Gerçek sevgi ve aşkın değeri paha biçilemez.

Sevgili kardeşlerim, Hazreti İsa yükseldi! Sevgi nefret üzerinde zafer kazandı, hayat ölümü ele geçirdi, ışık karanlığı dağıttı.

Tom'un ailesi sıkı fıkı ve sevgi doludur.

Tom'un bütün ihtiyacı olan şey biraz aşk ve sevgi.

Kim sevgi ve şefkat istemez?

Onlar sevgi ile kucaklaştı.

Sevgi her şeydir.

Hislerime en iyi tercüman olan hal sevgi-nefret ilişkisi.

Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.

"Bunu sevgi ya da para için yapacak mısın?" "Bunu para için yapacağım.

Bir öksürük ve sevgi gizli olamaz.

Sevgi kızgınlıktan iyidir. Umut korkudan iyidir.

Rusçada "okşamak, sevgi" ile "bayağı gelincik" sözcükleri eşsesli ve muhtemelen etimolojik olarak ilişkilidirler.

Noel'in gerçek hediyeleri sevgi ve barıştır. Onları bir mağazadan satın alamazsınız.

Bence sevgi birinin kendi duygularını dizginleyebilir ve diğerlerini dikkate alır.

Sevgi ölümden daha güçlüdür.

Sevgi o kadar zor değil.

Gıda, sevgi değildir.

Ölüme yakın deneyiminden sonra Tom daha sevgi dolu ve daha ön yargısız bir insan olmuştu.

Esperanto sevgi dilidir.

Aile için sevgi bizim birincil görevimiz.

Sevgi dolu bir ailem var.

Tom sevgi dolu bir evde büyüdü.

Sevmek için yol yoktur. Sevgi yoldur.

Mizah olmadan hayat çekilmez olurdu. Bu sevgi için de geçerlidir.

Doğru bir cevap bir sevgi öpücüğü gibidir.

Sevgi nefreti yener.

İnsanlar seçtiklerinde sevmeye başlayabilir ama biten sevgi geldiğinde seçenekleri yoktur.

Tom sevgi dolu ve şefkatli bir beyefendi.

Rose sevgi dolu ve şefkatli bir bayan.

Aşk evlilik tarafından tedavi edilebilen bir sevgi olarak tanımlandı.

Sen asla Mary'den daha nazik, daha sevgi dolu bir kişiyle tanışmayacaksın.

Bu dünyada hiçbir şey sevgi kadar vazgeçilmez değildir.

Sadece sevgi ve ilgi istiyor.

O her zaman akrabalarına karşı çok sevgi doludur.

O iyi olacak. Ona sadece çok sevgi ve bakım ver.

Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olması gerekir.

Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olmalı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch