Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sevgili"

Lernen Sie, wie man sevgili in einem Türkisch Satz verwendet. Über 90 handverlesene Beispiele.

Karısı iki sevgili çocuğunu arkasında bırakarak öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Augusto benim en sevgili oğlum.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane'nin hayali kendine yaşlı ve zengin bir sevgili bulmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O sevgili hayatı için koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili dediğin güzelliğiyle seni kendine aşık eden değil, sana kendin olabilme şansını verendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onunla sevgili olmak istemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

En sevgili oğlunu kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin sevgisinin geçici olduğunu ve üniversite yıllarında başka bir sevgili edindiğini öğrenince umudunu yitirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili bir arkadaşım tarafından desteklendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan mı başkasını sevgili edindi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili kız kardeşim, seni seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili küçük kedim bir hafta önce kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sevgili bulursan, söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Ah, sevgili güvercin, keşke seninki gibi kanatlarım olsa!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok iyi bir sevgili değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu çok iyi bir arkadaş olarak düşünebilirim fakat onu bir sevgili olarak düşünemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili büyükbaba, çok hasta olduğumu ve yakında öleceğimi unutma, ve erkek kardeşin Doktor Henry, öleli uzun süre oldu, beni tedavi etti ve ben o gerçekten iyi bir doktor olduğu için ve iyi ve çok nazik bir adam olduğu için yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary birisiyle sevgili mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary sadece sevgili değil fakat aynı zamanda en iyi arkadaşlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili kardeşlerim, Hazreti İsa yükseldi! Sevgi nefret üzerinde zafer kazandı, hayat ölümü ele geçirdi, ışık karanlığı dağıttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom böyle bir sevgili.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili arkadaşlar, doğum günü dilekleri için çok teşekkürler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom partiye bir sevgili getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğum günün kutlu olsun, sevgili arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim küçük Pinokyom, benim sevgili küçük Pinokyom! Ayaklarını nasıl yaktın?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bizim en sevgili arkadaşlarımız.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğum günün kutlu olsun! Doğum günün kutlu olsun! Mutlu yıllar, sevgili Mary! Doğum günün kutlu olsun!
Translate from Türkisch to Englisch

O, çabucak yeni bir erkek sevgili buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili dil öğrenicisi, bir gün, uluslararası sesletim derneği çizelgelerini tetkik etmekten vazgeçmelisin ve insanları dinlemeye başlamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili misafirimizin yatmadan önce banyo yapmak istediğinden eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Her sevgili nesne, bir cennetin merkez noktasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sevgili Mary'si hariç, gelincikleri her şeyden daha fazla sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili meslektaşım, tamamen seninle aynı düşüncedeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili Noel baba, Noel için bir kız arkadaş istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili annem.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevgili küçük düşmanımla buluşmak için Kuzey Kore'ye gidiyorum.

İstersen bir sevgili getirebilirsin.

Sevgili bayan, ben Polonyalı bir dedektif değilim. Ben uluslararası bir dedektifim.

Sevgili anneciğim, neden çok üzgünsün?

Sevgili Noel Baba: Noel için bir kız arkadaş istiyorum.

Sen bir sevgili değil misin?

Sevgili çocuklar, her zaman dürüst olun.

Augusto benim en sevgili oğlumdur.

Hiçbir şey birinin bedava aldığı şey kadar sevgili değildir.

Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.

"Çay nasıl, genç efendim?" "Olağanüstü, sevgili Jeeves'im, olağanüstü."

Sevgili arkadaşım: nereye gidersen git, ben seni bulurum.

Onlar sevgili oldular.

O bir sevgili.

O, sarayda bir sevgili tutuyor.

Sevgili Cecil! Senden gizlim saklım yok.

Biz sevgili büyükannemizi özledik.

O, kollarını onun boynuna attı, o "Kay, sevgili küçük Kay, sonunda seni buldum." diye haykırırken hızla onu tuttu.

Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim.

O ızdırap içinde iken yeni bir sevgili edinir.

Hoş geldiniz, sevgili misafirler!

Fadıl ve Leyla arkadaş oldular sonra sevgili haline geldiler.

Fadıl eş değil bir sevgili istedi.

Hizmetinizdeyim, sevgili efendim!

Sevgili yoldaşlar!

Sevgili arkadaşlar!

Oh sevgili çocukluğum, bütün kalbimle senin için uzun zamandır bekliyorum!

Sana da mutlu hafta sonları diliyorum sevgili Tom.

Bir arkadaş ve bir sevgili arasındaki fark nedir?

Sevgili dostlar!

Tom ve John yeni sevgili buldular.

Sami bir eş değil sevgili istiyordu.

Bu sabah sevgili arkadaşımdan bir hediye aldım. O beni çok mutlu etti.

Sami sevgili malikanesini sattı.

Sami'nin sevgili malikanesi piyasadaydı.

Sami'nin sevgili malikanesi satılıktı.

Rüyalar diyarına iyi yolculuklar, sevgili arkadaşlarım.

Tom gömlek değiştirir gibi sevgili değiştiriyor.

Siz ikiniz sevgili misiniz?

Her şey için sana çok teşekkür ederiz, sevgili anne. Sen en iyisisin! Sensiz ne yapardik?

Nazik dileklerin için teşekkür ederim, sevgili Tom.

Sevgili Noel Baba, Noel için sadece biraz kar ve bütün dünyada barış diliyorum.

Her şey olmayan sevgili, hiçbir şey değildir.

Fuhuş yapanla sevgili olmam.

Her zaman tüm sözlerimi çevirmede yardımcı olduğun için sana teşekkür ederim, sevgili dostum.

Ey gözümü yağmalayan sevgili; madem canımı ve gönlümü de yağmaladın, bari bizi unutma.

Sevgili gözlerini kapatan ve seni gözyaşlarıma kör eden ne?

Ali "her limanda bir sevgili" dedikleri türden hercai bir ruha sahip.

Tom'la arkadaştan öteyiz fakat sevgili olduğumuz da söylenemez.

Sevgili kendim, hiçbir şeyi fazla kafana takma.

Sevgili kardeşlerim, bir hafta dediğim gibi ücretsiz ve ondan sonra geçişler iki yüz liracık.

Sevgili babacığım, lütfen bu mektubu bulursan kendini suçlama. Yapacaklarımdan yalnızca ben sorumluyum.

Gustavo, Melissa'nın sevgili kocası.

Birçok insan iyi bir sevgili ister.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch