Lernen Sie, wie man sevinç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.
Sevinç gözyaşları onların yanaklarından aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yüreği sevinç doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sevinç kulübün bir üyesiyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sevinç gözyaşları.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevinç doluydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben de neşe doluydum, gözlerimden sevinç akardı, bilmezdim ki hata yapmışım, bunun bedelini ödetirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yüzü sevinç yansıtıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iş için büyük bir sevinç hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlunun uçak kazasından sağ kurtulduğunu duyduğunda sevinç çığlığı attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşık olduktan sonra en büyük sevinç birinin aşkını itiraf etmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevinç sonsuza dek sürmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevinç ve utanç ile o, kulaklarına kadar kızardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sevinç zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunlar sevinç gözyaşları.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sevinç gözyaşlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O orada dört yıl kaldı. Onu büyük sevinç ve sıkıntı bekliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevinç diyetini uygulayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevinç diyetini izleyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Acı riski olmadan, mutluluk ve sevinç olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Noel armağanlarını açarken çocuğunuzun yüzündeki sevinç ile kıyaslayabilecek çok az şey vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dolayısıyla küçük şeylerle bile Tom'a sevinç getirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam sevinç değerini elde etmek için, onu paylaşacak birisine sahip olmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadolusporlu oyuncular maçın ardından saha ortasında sevinç yumağı oluşturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Haberlerin gerçek olduğunu öğrenip, sevinç göz yaşlarını tutamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutluluk her an ulaṣabileceğin mesafede olsun, en yakın dostların her an yanında olsun, baṣlayan her yeni gün sana özel bir sevinç getirsin, öyle ki hayatını bu ışıklar daha da aydınlatsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara şu yolda buyruk verdi: "Dünyanın dört bucağına gidin ve Sevinç Getirici Haber'i herkese yayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali sevinç dolu gözlerle anlattıklarımı dinledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Defineyle yılan, gül ile diken, hüzün ile sevinç bir aradadır.
Translate from Türkisch to Englisch