Lernen Sie, wie man sevinçle in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.
Arkadaşıma kupa verildiği zaman sevinçle bağırmaktan başka bir şey yapamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzü sevinçle ışıldadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes sevinçle bağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbi sevinçle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gelişi sevinçle karşılandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O sevinçle bağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşları dikkatle ve sevinçle izledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Töreni daha uzaktan izleyen anneler babalar sevinçle el çırpıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz sevinçle bağırdık.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin gözleri sevinçle parlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi çocuklar okula sevinçle giderler.
Translate from Türkisch to Englisch
Haber geldiğinde Jim sevinçle sıçradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Haber söylenince sevinçle sıçradı.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk çocuğunun doğum haberini işitince, sevinçle fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesinin ona kızgın olmadığını gördüğünde onun gözleri sevinçle parlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sevinçle cevap verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüzü sevinçle aydınlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sevinçle haykırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar sevinçle bağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözleri sevinçle parıldıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların gözleri sevinçle parlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözleri sevinçle parlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gözleri sevinçle parıldıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözleri sevinçle parlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer hayat gerçekten güzel olsaydı, herkes büyük bir sevinçle uyanır ve hiç istemeyerek uyurdu. Oysa durum bunun tam tersi.
Translate from Türkisch to Englisch