Lernen Sie, wie man sevmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 75 handverlesene Beispiele.
Cennette sevmek için bekleyebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Birini sevmek onun senin onu sevdiğin kadar çok sevip sevmediğini bilmediğin zaman zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar zor bir şey, sevmek ve akıllı olmak, ve her ikisi birden.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek kolay fakat sevilmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek ve sevilmek en büyük mutluluk.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayattaki en büyük mutluluk sevmek ve sevilmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu sevmek için zamanında geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu öpmek bir şey, ve sevmek başka bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer kişinin sizi aynı şekilde sevip sevmediği belli değilse, birini sevmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Seks doğal bir ihtiyaç fakat sevmek ve sevilmek en önemli ihtiyaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sevmek kaybetmeyi sağladıysa bu benim hatam mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla sohbet etmek istiyorum, sarılmak ve onu sevmek istiyorum bunlar da gerçekleşmeyecekse bırakın da öleyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben fazlasıyla oyun oynadım artık oyunları değil insanları sevmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek istediğim sevmek ve sevilmekken şimdi geldiğimiz noktaya bak.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanları sevmek bu kadar zor olmamalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary birbirlerini sevmek için geldiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatı sevmek, iyi yaşamak anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinden hoşlanmak ve birini sevmek arasındaki fark nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Birini sevmek suç mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek yaşamın özüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Komşularımızı sevmek görevimizdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızmak ayrı şey sevmek ayrı şey.
Translate from Türkisch to Englisch
En büyük mutluluk sevmek ve sevilmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek yok etmektir, ve sevilmek de yok edilen olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Alışveriş yapmayı sevmek isterdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u sevmek istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek ve kaybetmek hiç sevmemekten daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmak için öğretmenliği sevmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek ve sevilmek, bunlar mutluluğun büyük biçimleridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birini sevmek çok harika.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni sevmek için doğdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u sevmek zorunda değilsin. Sadece onunla çalışman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu sevmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'yi sevmek istemiyorum ama seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Görmek, hissetmek, düşünmek, sevmek, nefret etmek; bütün bunlar algılamaktan başka bir şey değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u sevmek istemiyorum, ama seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek acı çekmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pisliği sevmek için özel bir tür deli olmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalışmayı sevmek mutluluk için anahtardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek kolaydır ama sevilmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek için yol yoktur. Sevgi yoldur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmek inanmanın yarısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlığı sevmek için uzaktan izlenebilir olmalıdır.
Tom onu eve kadar takip eden sokak köpeğini sevmek için büyüttü.
Tanrıyı ve komşuları sevmek iki büyük emirdir.
Tanrı bize sevmek için güç verdi.
Sevmek ve sevilmek istiyoruz.
Bu yıl neler öğrendim? Hayatta kalmak, yaşamak demek değildir. Gülmek, mutlu olmak demek değildir. Güzel olmak, kendini güzel hissetmek demek değildir. Sevmek, sevilmek demek değildir ve bir insan topluluğunun içinde olmak, yalnız olmamak demek değildir.
Ben sevmek ve sevilmek istiyorum.
Bazen seninle ilgili tek bir düşünce birden dünyanın rengarenk ve daha büyük gözükmesine, dertlerin azalmasına yeterli oluyor ve içimi hoş bir duygu kaplıyor. İşte ask bu! Siyahı beyazı yok. Önemli olan kalpten sevmek.
Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.
Leyla masum görünüyordu ama sevmek için tehlikeliydi.
Hayatı sevmek, Tanrı'yı sevmektir.
Teknolojiyi sevmek zorundasın.
Sevme özgürlüğü, başkalarını sevmek demektir; gücü sevmek kendini sevmektir.
Sevmek iki kez yaşamaktır.
Yaşamak, şarkı söylemek ve sevmek anlamına gelir.
Yaşamak, şarkı söylemek ve sevmek demektir.
Biraz sevmek diye bir şey yok! Ya öleceksin aşkından ya da vazgeçeceksin.
Sevmek yalnız olmaktır.
Sevilmek, tüketilmektir. Sevmek tükenmez yağ ile ışık vermektir. Sevilmek, varlığı durdurmak, sevmek katlanmaktır.
Yaşamak sevmektir ve sevmek acı çekmektir. Acı çekmek istemiyorsan sevme ama sevmiyorsan niçin yaşıyorsun ?
Deli kadın sevmek cesur adam işidir!
Seni sevmek bir hata değildi, ama seninde beni sevdiğini düşünmek bir hataydı.
Bir şeyi sevmek için sebep gerekmez, ama nefret etmek için gerekir.
Bütün mesele sevmek ve sevilmek.
Bir insanı sevmek demek onunla yaşlanmaya hazır olmak demektir.
Birisi tarafından çok sevilmek size güç verir, birisini çok sevmek ise cesaret.
Birini sevmek mi daha kolay yoksa nefret etmek mi?
Sevmek mi daha güzel, yoksa sevilmek mi?
Karşılıksız sevmek de güzel, ama severken sevilmek daha güzel.
Kendini sevmeden, başkasını sevmek imkansızdır.
Biz sevmek için yaşarız.
Sevmek bazen acıtır, ama hiç sevmemek daha çok acıtır.