Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "seyirci"

Lernen Sie, wie man seyirci in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispiele.

Bu program sandığım kadarıyla daha büyük bir seyirci kitlesi için hazırlanmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyunu sadece 529 seyirci izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm seyirci ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci çok kalabalıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Konser bittiğinde seyirci alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci kitlesi onu destekledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci aktrisi alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci çoğunlukla iş adamlarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci oyuncuyu alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Odada büyük bir seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tiyatroda büyük bir seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci tam beş dakika alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Beklediğimden daha fazla seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Stadyumda kaç tane seyirci vardı?
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma daha fazla seyirci kalamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölümlere seyirci kalamazsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllar yılı seyirci kaldın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tiyatroda çok fazla seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Salonda az sayıda seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Risk almamız gerekebilir ya da durumun daha kötüye gitmesine seyirci kalırız; seçim sizin.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Konserde çok seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci çıldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci tiyatroya giriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci sıkıldığını hissediyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Az sayıda seyirci var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece stadyuma yaklaşık seksen bin seyirci doldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un konuşması çift anlamlı sözlerle doluydu. Bunların çoğunu seyirci anlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci sıkılmış görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci yavaş yavaş alkışlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaç kişi seyirci olduğunu düşünüyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci en az bir tam dakika boyunca "Bravo!" diye bağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şarkı bittiğinde büyük seyirci alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci onun performansına farklı şekillerde tepki gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci gülmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci dinliyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci şaşkın görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci gençti.
Translate from Türkisch to Englisch

Her seyirci bilet satın alır.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

On beş binden fazla seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci konserin başlamasını güçlükle bekleyebildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Konserde büyük bir seyirci kitlesi olmalıymış.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci on dakika boyunca onu alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci gülmekten patlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci beğenerek alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece piyano resitalinde büyük bir seyirci vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci Fransızca çevirisini duymadan önce güldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci değerlendirerek alkışladı.

Konuşmacı öyle söylediğinde seyirci kahkahalara boğuldu.

Seyirci çok sessizdi.

Seyirci Tom'un sözcük oyunlarından bazılarına sızlandı.

Seyirci ağırlıklı olarak kadındı.

Seyirci performansları için aktörleri alkışladı.

O bütün kalbiyle şarkı söylerken seyirci derinden etkilendi.

Seyirci alkışladı.

Seyirci ne kadar büyük?

Seyirci neşeli idi.

Seyirci çoğunlukla çok küçük çocuklardan oluşuyordu.

Seyirci, performansları için oyuncuları alkışladı.

Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.

Seyirci alkışlamayı bıraktı.

Seyirci Tom'la birlikte şarkı söyledi.

Seyirci harikaydı.

Seyirci minnettardır.

Çok iyi bir seyirci bekliyorum.

Seyirci yuhalamaya devam etti.

Ben seyirci kaldım.

Seyirci maça ilgi göstermedi.

Konser alanı o kadar geniş bir seyirci kitlesiyle doluydu ki, ayakta duracak yer bile yoktu.

Seyirci ortalamasında lider Anadoluspor.

Seyirci nefes aldı.

Fakat seyirci sözleri unutmamıştı.

Festivale on dört binden fazla seyirci geldi.

Seyirci de onu gürültülü alkışlarla ödüllendirdi.

Seyirci her şeyi hemen tüketmek istiyordu.

Ve en zorlu seyirci, yani çocuklar arasındaki ilgiyi nasıl devam ettirebiliyorsunuz?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch