Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sigara"

Lernen Sie, wie man sigara in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sigara içmeyi bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmek size çok zarar verecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmek kötü bir bağımlılıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içiyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insanın ölümü, sigara içilmesinden kaynaklanır.
Translate from Türkisch to Englisch

O sigara içmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara satışı yasaklanmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi, bir baca gibi sigara içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmek öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Berbat sigara alışkanlığından vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne söylersen söyle sigara içmeyi sürdüreceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmeyi bırakmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sigara daha yaktı fakat onu derhal söndürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmekten vazgeçmeliisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenci sigara içtiği için cezalandırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim babam ne sigara ne de içki içer.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmek öldürür!
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içerek oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ofiste sigara içmek kurallarımıza aykırıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada sigara içilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir yıl önce sigara içmekten vazgeçtim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sigara içmek için durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben artık sigara içmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Birisi masanın üstünde yanan bir sigara bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışma sigara içmenin sağlığımızı mahvettiğini netleştirmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada sigara içmeyin, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sigara içmekten vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sigara içilmeyen alanı genişletmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sigara içmekten vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyüyünceye kadar sigara içmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içme alışkanlığı edindi.
Translate from Türkisch to Englisch

O her zaman sigara içmeye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sağlık için sigara içmekten vazgeçtim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sağlığımın hatırı için sigara içmeyi bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmeyi bıraksan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O kadar çok sigara içmesen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

İz kapanana kadar sigara içmekten kaçınmanız isteniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içmeyi bırakmaya kararlıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sigara içerim.

Sigara içmekten vazgeçtim.

Sigara içerken planı tasarladım.

Burada sigara içmek yasaktır.

Sigara içebilmek için durdum.

Sigara içmek için durdum.

Sigara kullanıyor musun?

Ben bir yıl boyunca sigara içmekten vazgeçtim.

Keşke sigara içmeyi bıraksa.

Sigara içmeyi bırakıyorum.

Sigaranı söndür. Burada sigara içmeye izin verilmez.

Sigara içmezsen daha uzun yaşarsın.

Sigara içmiyor musun?

O kadar çok sigara içmemeni tercih ederim.

Sigara içebilir miyim?

Sigara içen insanların sayısı artıyor, bu yüzden kanser yakında ölümün en yaygın nedeni olacak.

Çok fazla sigara içmek sağlık için iyi değil.

O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.

Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.

Lütfen sigara içmeyi bırak.

Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.

Ben bir sigara içeyim.

Sigara içmek çok zarar verir ama hiç fayda vermez.

Sigara içmek onun sağlığını etkiledi.

Sigara içmemelisin.

Sigara içmenin sağlığın için iyi olmadığını aklında tut.

Sigara içmenin zararlı olduğu iddiası kabul edildi.

Sigara içmek sağlığa zararlıdır.

Sigara içmenin sağlık için zararlı olduğu apaçık.

Sigara içmenin sağlık için zararlı olduğunu söylemeye gerek yok.

Sigara içmek sağlık için faydalı değildir.

Sigara içmek sağlığınız için zararlı.

Ben sigara içmem.

Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.

O, sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.

Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.

Sigara içmemeniz rica ediliyor.

Aşırı sigara içmek sağlığa zarar verir.

Sigara dumanı odadaki havayı kirletir.

Her zaman sigara fiyatları yükseliyor, çok sayıda insan sigara içmeyi bırakmaya çalışıyor.

Ben onu bir daha sigara içmemesi için boş yere ikna etmeye çalıştım.

O, günde 20 sigara içiyor.

O her zaman sigara içiyor.

ABD'de bir restorana girerken seçeneğin vardır, sigara içilen ya da sigara içilmeyen yerde oturmak.

Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.

Yangının nedeni onun sigara izmaritiydi.

O, oğlunun sigara içme alışkanlığı kırmaya çalıştı.

Senin sigara içmeni yasaklıyorum.

Tom asla sigara içmezdi fakat şimdi içiyor.

Tom sonunda sigara içmeyi bıraktı.

Tom sigara içmeyi bıraktı.

Bu bir sigara- içilmez kompartmanıdır.

Ona sigara içmemesini tavsiye etti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch