Lernen Sie, wie man silip in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onların hepsini silip süpürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Misafirlerim sadece dünden beri buradalar fakat şimdiden her şeyi silip süpürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangın ormanı silip süpürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü Haman Pers krallığındaki Yahudilerin hepsini silip yok etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Silip süpür.
Translate from Türkisch to Englisch
"Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım" dedi, "Çünkü onları yarattığıma pişman oldum."
Translate from Türkisch to Englisch
Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım. Yarattığım her canlıyı yeryüzünden silip atacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç dakika içinde masada ne varsa silip süpürdü.
Translate from Türkisch to Englisch