Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sincap"

Lernen Sie, wie man sincap in einem Türkisch Satz verwendet. Über 92 handverlesene Beispiele.

Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kedim bir sincap öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap fındık toplamayla meşguldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçan sincap ağaçtan aşağıya uçarak geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

İki küçük sincap, bir beyaz sincap ve bir siyah sincap büyük bir ormanda yaşardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir sincap değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap ağaca tırmandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary biraz zencefilli sincap yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sabah bir sincap gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik kesintisine bir sincap neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap anında öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz sincap şeklinde kurabiyeler yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'un onun için pişirdiği güzel sincap şekilli kurabiyeleri yemek için kendini ikna edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'un pişirdiği sincap şekilli kurabiyeleri gördüğünde heyecandan deliye döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sincap yüksekten korkuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sincap kış uykusuna yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap kış uykusuna yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom evcil hayvan olarak bir sincap bakıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary ilk defa bir sincap gördükten sonra çok heyecanlıydı ve bir sürü sincap resmi çizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sincap mıknatısı aldı ve onu buzdolabının üstüne koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu bir sincap mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

O bir sincap mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç sincap gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Hipnotizmacı Tom'u bir sincap olduğuna ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sincap utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap, bu çam fıstıkları lezzetli dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu plastik sincap Çin'de üretildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sincap gölette banyo alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary yetim bir bebek sincap buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap adamın süper gücü bir sincaba dönüşebilmesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, bak, sincap geri döndü!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Cadılar Bayramı gününde bir kuduz sincap tarafından saldırıya uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kuduz bir sincap tarafından saldırıya uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biri beyaz ve biri siyah renkli iki küçük sincap, büyük bir ormanda yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bak, bir sincap!
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap gözlerini kapattı ve fındıkları saymaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap meşe palamudu kaskını giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sincap ürkek değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Şunlar sincap.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap fındık yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap pizza yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap "aptal insanlar" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sincap dalların arasında saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bir albino sincap gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sincap dalların içinde saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom süper akıllı bir sincap.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a muhtemelen bir sincap olarak yeniden hayat verilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatımda hiç bu kadar çok sincap görmemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu film insan benzeri zeka kazanan bir sincap hakkındadır.

İki sincap büyük bir ağacın gövdesinin etrafında birbirini kovaladı.

İblis bir sincap olabilir ama bütün sincaplar iblis değildir.

Bir sincap ruhu tarafından yönlendirilen çocuk araştırmasında başarılı olmuştu.

Kuzeyden uçan sincap Kuzey Amerika'da uçan tek sincap türüdür.

Bir sincap kızıma kuduz hastalığı bulaştırdı.

Tom'un pijamalarına basılmış sevimli küçük kırmızı bir sincap resmi var.

"Orada, bir sincap" "Ne? Nerede?" "Yukarıda ağaçta. Görüyor musun?" "Evet, onu gördüm!"

Sincap ağaçları seviyorum dedi.

Şakacıktan öldürdüğün sincap ciddi olarak ölür.

Lütfen anne! Zencefilli bir sincap istiyorum!

O deli sincap bir tımarhaneye aittir!

Ha! ha! ha! Sarhoş bir sincap! bu çok komik olacak.

Tom sincap testini geçemedi.

Sincap, odun yığınında bir yuva yaptı.

Odun yığınında bir sincap var.

19 Ağustos 1960 günü, Sovyet uzay aracı Korabyl-Sputnik 2 uzaya iki köpek (Belka (Sincap) ve Strelka (küçük ok) adlarında) taşıdı ve güvenli bir şekilde dünya'ya geri döndü.

Sincap, fındıkları yedi.

Sincap, fındığı yedi.

Bir sincap yosunlu kütüklerin üzerinde zıplıyordu.

Bu bir sincap mıydı?

Sincap güç kablosunu baştan sona çiğnedi.

"Bak, bir sincap!" "Nerede? Bana göster!" "Tam orada, şu ağaçta. Onu bulabilir misin?" Ah, onu şimdi görüyorum!"

Bak, bir sincap.

Sincap kuvvetli rüzgara karşı ilerledi.

Sincap mı o?

Sincap onun elinden yedi.

Bu sincap beni delirtiyor.

Mary'nin en sevdiği süper kahraman Sincap Kız'dır.

Sincap bütün çerezi yedi.

O bir sincap.

Sincap sanki gülümsüyor gibi görünüyordu.

21 Ocak, sincap takdir günüdür.

Sincap, kabilemizin koruyucu ruhudur.

Sincap hızla ağaca tırmandı.

Bu ormanda pek çok sincap yaşıyor.

Tom bir sincap resmi çizdi.

Tom erkek bir sincap gördü.

Ne zaman bir sincap görsem dertlerimi bir süreliğine unutuyorum.

"Büyük Kanyon nasıl oluştu?" "Siyah şapkalı ve sakallı bir adam sincap deliğine bozuk parasını düşürünce."

Sincap bir daldan atladı.

Dalların arasına bir sincap saklandı.

Eğer bir sincap olsaydı, ne yapardın?

Sincap olsaydın ne yapardın?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch