Lernen Sie, wie man sinek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispiele.
Balla sirkeyle yakaladığından daha çok sinek yakalarsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek tavanda.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavanda bir sinek gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sinek tavanda yürüyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavanda bir sinek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Duvarda birkaç sinek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavanda büyük bir sinek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek yakalamayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bok ye - milyonlarca sinek yanılıyor olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahvede bir sinek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek tavanda yürüyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek üçlüsü!
Translate from Türkisch to Englisch
Kartal sinek avlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana sinek raketi getirir misin, lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch
Melanie yanlışlıkla bir sinek öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hiç elinle bir sinek ezdin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Balık dükkanını önünde vızıldayan bir sinek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sinek tamamen zararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kartal sinek yakalamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
"Garson, bu sinek çorbamda ne yapıyor?" "Bana sırtüstü yüzecek gibi geliyor, bayım!"
Translate from Türkisch to Englisch
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yanlışlıkla bir sinek yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek vızıldar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi sinek sizi ısırdı?
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi sinek seni ısırdı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sinek kaç tane yumurta yumurtlar?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çiftlikte kaç tane sinek var?
Translate from Türkisch to Englisch
Bende sinek as var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sinek çorbaya düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurbağalar sinek yerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek uçsa duyabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar sessizdi ki sinek uçsa duyabilirdın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sinek kuşu bir kelebekten daha büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek, telsiziyle "ben çorbanın içindeyim." diye bildirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sinek peşindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sinek arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben şirketin geleceği ile ilgili üst düzey yöneticilerinin toplantısında duvardaki sinek olmayı isterdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yıl arka bahçemizde bir sinek kuşu yuvamız vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek sineklikteki bir delikten içeri girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapalı bir ağız sinek yakalayamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kartallar sinek avlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Melanie kazara bir sinek öldürmüştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Merhemde bir sinek vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sinek ezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom babasıyla birlikte sinek balıkçılığına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sinek bile ona işkence ettiğinde hisseder.
Translate from Türkisch to Englisch
Melanie niyetsizce bir sinek öldürmüştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden burada bu kadar çok sinek var?
Translate from Türkisch to Englisch
Dükkân sinek avlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Esnaf sinek avlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek küçüktür, ama mide bulandırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinek küçüktür, mide bulandırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kara sinek yakaladım.
Bir sinek yuttum.
Sinek yuttum.
340 tür sinek kuşu vardır.
340 tane sinek kuşu türü vardır.
Sinek oltacılığı yapıyor.
Sinek balıkçılığı yapıyor.
Kokmuş etin olsun, Bağdat'tan sinek gelir.
Eşek yere işemiş ve sidiğin üstüne bir yaprak düşmüş. Sonra da yaprağın üzerine bir sinek konmuş ve demiş ki: "Bu deryaların kaptanı benim."
Taze boka çok sinek konar.
Ortak boka sinek bile konmaz.
Ne zaman taşaklarına bir sinek konar, işte o zaman her sorunun şiddetle çözülemeyeceğini anlarsın.
Ali'nin kinayeli sözlerinden pek etkilenmedim. Sinek ısırığı gibi geldi.
Sinekler tabiatları gereği güneşleri olacak bir ışık kaynağı arayıp etrafını tavaf etmek isterler. Sinek tabiatlı insanlar da çok farklı değildir.
Sabahtan beri sinek avlayıp duruyoruz.