Lernen Sie, wie man sinsice in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Tom odadan sinsice çıkarken yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom beni sinsice izliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fark edilmeden sinsice Mary'nin arkasına yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sinsice sevindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Linda Dan'i onu sinsice izlemekle suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hancı sinsice sırıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sinsice sırıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Facebook sayesinde, sinsice izlemek artık birkaç özverili hayranın kalesi değildir ama yoğun ev kadını için bile oldukça uygun bir yüksek otomasyonlu görevdir.
Translate from Türkisch to Englisch
O gecenin ortasında ona sinsice yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kedi masum kuş üzerine sinsice yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, Jack'in yaptığı evde yaşayan fareyi sinsice izleyen kediyi kovalayan köpektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Katiller ona sinsice yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hastalık sinsice haraket eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami aslında Leyla'yı sinsice takip ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch