Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sokak"

Lernen Sie, wie man sokak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Tom bir sokak müzisyeni olarak geçinmeyi zor buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir çıkmaz sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çıkmaz bir sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu sokak çok gürültülüydü.
Translate from Türkisch to Englisch

Evim beş sokak ötede.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan birkaç sokak ileride oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Genç sokak dövüşünde kulağını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak büyük bir kamyon tarafından tıkanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak reklam ile doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un evi buradan sadece üç sokak ötede.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sokak boyunca düz gidin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sahilden üç sokak yukarıda oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sahilin üç sokak üstünde oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sokak sizi şehrin merkezine çıkaracak.
Translate from Türkisch to Englisch

Otele çıkan sokak dar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sokak kavgasında yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sokak kavgasına bulaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak boyunca büyük evler var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu bir sokak satıcısından aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Geceleyin bu sokak çok sakindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak çatışmaları, geride çok büyük hasar bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gece yağmur yağmış olmalı, sokak ıslak.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak ıssız.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak çok dar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak lambaları yanmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan senin gibi sokak zorbalarını sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sokak köpeği tarafından ısırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sokak müzisyeni olarak hayatını kazanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sık sık sokak ağzı kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary sokak lambasının altında durdu, John'u bekliyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak yine boş.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dar bir sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis sokak gösterisini durdurmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sokak karanlıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sokak karanlık.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak başta taşla döşeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak hasarlı.
Translate from Türkisch to Englisch

O sokak akıllı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sokak çocuğu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sakin bir sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak çok boştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak alışverişçilerle hareketliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Beşinci sokak güzel bir sokaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak bayraklarla süslenmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tek yönlü bir sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak insanlarla doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

O sokak köşesinde duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sokak kavgasında bıçaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onu bir sokak satıcısından satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sokak istasyona götürüyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen bir İtalyan sokak müzisyeni şehre geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yonge sokak Toronto'da ünlü bir sokaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokak lambaları yeterli ışık vermez.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sadece o sokak üzerindeki dairede yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hükümet çöktü ama sokak çatışmaları devam ediyor.

Biz sokak köpeği bulduk ve onu korumaya karar verdik.

Yaz boyunca biraz sokak çalgıcılığı yaptım.

Sokak boş.

Evimin önündeki sokak oldukça dar.

Evimin arkasındaki sokak, dağıtım kamyonları için çok dar.

Bu yol bir çıkmaz sokak.

Sokak kapatıldı.

Bir sokak köpeği tarafından ısırıldın mı?

Sokak insanları sadece sigara almak için sizden para istediğinde bundan nefret etmez misiniz?

Şimdi şehrin ışıkları parlak ve çok yakın ve sokak lambaları bütün gece parladı.

Bir park ve bir hastanenin yanı sıra, üç sokak.

Sokak köşesindeki stantta Paris-Match dergisini satın alabilirsin.

Bir sokak köpeği Tom'u eve kadar izledi ve o onu beslemeye karar verdi.

Tom onu eve kadar takip eden sokak köpeğini sevmek için büyüttü.

Sokak gösterileri zaten üç haftadır devam ediyor.

Sokak kavgası, silah ateşi yağmuru ile kesildi.

Sokak karanlıktı.

Onlar sokak anahtarını aldılar.

Sokak, Başkan Madison olarak adlandırılır.

Burası, ekseriytle bu tür kuşların satıldığı bir sokak.

Tom direksiyon başında uyuya kaldı ve bir sokak lambasına çarptı.

Sokak yarışları tehlikeli ve aptalcadır.

Sodyum sokak lambaları LEDlerle yer değiştiriliyor.

LED sokak lambaları daha enerji tasarruflu, ancak önemli ölçüde ışık kirliliğini artırıyor.

Oradaki sokak lambası bozuk.

Meydanda bir kalabalık, sokak şarkıcılarını çevreleyip dinledi.

Evimin arkasında bir sokak var.

Yaşlı erkekler sadece boğayı vurmak için sokak köşesinde buluşmayı severler.

Yağmur yağdığında sokak köşesinde otobüse ya da arabaya binerim.

Tom bisikletini sokak boyunca sürdü.

Ah, sokak lambaları açıldı.

Fadıl kendini sokak çocuklarına adadı.

Tom sokak boyunca yürüdü.

Tom sokak çalgıcısının şapkasına biraz para attı.

O sokak çocuklarından hoşlanmıyorum.

Esas olarak bir stüdyo müzisyeni olarak çalışsam da, fazladan para kazanmak için biraz sokak çalgıcılığı yaparım.

Sokak müziği yaparak ne kadar kazanacağımı düşünüyorsun?

Sami, Leyla'yı bir sokak köşesinde bıraktı.

Sami adalet sistemiyle ilgilenmiyordu ve sokak tarzı intikam istiyordu.

Tom bir sokak müzisyenidir.

Tom'u bir sokak köpeği ısırmış.

Tom henüz bir sokak köpeği tarafından ısırılmadı.

Ne tarafta bu sokak?

En sevdiğin sokak yemeği ne?

En sevdiğiniz sokak yemeği nedir?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch