Lernen Sie, wie man sokaktaki in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
İnsanlar sokaktaki karları temizliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya kupası sebebiyle, bizim sokaktaki bütün evler küçük turuncu bayraklarla süslenmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar sokaktaki karları temizlemeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan'ın köpeği sokaktaki ölü bir fareyi kokluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sokaktaki kişilerin konuşma ve yürüyüşünü taklit etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sokaktaki tüm bu gürültüye dayanamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur çizmelerimi giymeyi ve sokaktaki su birikintilerinde tepinmeyiı severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sokaktaki her bara gidiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ki hariç, bu sokaktaki her evde ışıklar yanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokaktaki bütün evler aynı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Belediyeden bir ekip gelip sokaktaki ağaçları budadı.
Translate from Türkisch to Englisch
İspanya'da sokaktaki insanlara "ananá", "durazno" veya "frutilla"nın ne olduğunu sorman hâlinde bilme ihtimalleri azdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami sokaktaki kızlara çok garip yorumlar yapardı.
Translate from Türkisch to Englisch