Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sorunca"

Lernen Sie, wie man sorunca in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.

Biri soru sorunca, ona doğru cevap verin.
Translate from Türkisch to Englisch

Biri saati sorunca, dakikasına kadar söyleyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Birine sorunca büyük olasılıkla yalan cevap alınacak bir soru söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Temel pek de güzel olmayan karısı Fadime'yle otele gitmiş. Görevli evlilik cüzdanlarını sorunca Temel "Ula ben otele karı atacak olsam böyle birini mi getiririm?" diye tepki göstermiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Temel fırına gidip 99 ekmek istemiş. Fırıncı "Şunu düz hesap 100 ekmek yapsak olmaz mı?" diye sorunca Temel, "Çüş! Ula o kadar ekmeği kim yiyecek da uşağım?" diye çıkışmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.
Translate from Türkisch to Englisch

Dursun Temel'e "İki araban olsa birini bana verir misin?" diye sormuş. Temel "Veririm" demiş. Bunun üzerine Dursun "Peki iki evin olsa birini bana verir misin?" diye sorunca Temel yine "Veririm" demiş. Dursun bu sefer de "Peki iki tavuğun olsa birini bana verir misin?" diye sormuş. Temel bu defa "Vermem" demiş. Buna şaşıran Dursun, söz konusu araba ve evken cömert olan Temel'in iş çok daha ucuz olan tavuğa gelince neden cimrileştiğini sormuş. Temel de "La uşağım, çünkü iki tavuğum gerçekten var da" diye cevap vermiş.
Translate from Türkisch to Englisch