Lernen Sie, wie man sorunları in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Zenginlerin fakirler kadar sorunları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni hükümetin malî sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hayvanın, bazı kalıtsal sorunları varmış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların Yeni Zelanda'dadaki tüneller ile ilgili çok sayıda sorunları olduklarını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlerin bodrumlarının sorunları olması muhtemeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar sorunları tartışmanın bir zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin bir çeşit sorunları var gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ilgilenecek bazı sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary ile ilgili bazı sorunları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un okulda bir sürü sorunları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten sorunları hakkında fazla konuşmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un en büyük oğluyla kesinlikle sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tüm sorunları için Mary'yi suçluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunları çözülmemiş olarak bırakmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların kendi sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin önerinle ilgili bazı sorunları işaret etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlık sorunları yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin gibi aynı sorunları yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlık sorunları nedeniyle okulu bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar evlilik sorunları yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün sorunları tarafından depresyona girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün o sorunları kolaylıkla çözdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunları dikkatlice düşünmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevre sorunları hakkında çok şey biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunları ele almalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunları denetimimiz altına almalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sorunları Mary'ninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun büyük sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin kendi sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon ekonomik sorunları hakkında biraz bilgi almak için, bu kitabı çok faydalı bulacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
O bütün sorunları çözdü.
Translate from Türkisch to Englisch
İşsizlik problemleri tabii ki önemli olsa da, çevre sorunları da oldukça önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sorunları olacağını sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun okulda sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben karşıma çıkardığınız suni sorunları çözmek için hep çabaladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral sağlık sorunları için tacını bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Pinochet kalp sorunları nedeniyle hastanede kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesin sorunları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un parasal sorunları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sorunları var.
Tom'un bazı sorunları var.
Belki de Tom'un sorunları vardır.
Herkesin zaman zaman ailevi sorunları olur.
Onun sorunları bitmedi.
Sana bütün bu sorunları yarattığım için üzgünüm.
Tom'un kesinlikle sorunları oluyor.
Tom'un kendi sorunları var.
Tom ve Mary'nin evlilik sorunları vardı.Sanırım bunu herkes biliyordu.
Erkekler nadiren sorunları hakkında konuşurlar.
Tom'un ailesinin ciddi para sorunları var.
Dünyanın en büyük sorunları; etnik milliyetçilik ve emperyalizmdir.
Şanslısın, Tom'un sorunları sende yok.
Tom'un kalp sorunları var.
Tom'un aynı sorunları vardı.
Tom'un duygusal sorunları var.
Tom'un ruhsal sorunları var mı?
Tom'un tüm sorunları çözüldü.
Tom'un psikolojik sorunları var.
Bu sorunları inceleyeceğiz.
Tom'un bazı duygusal sorunları var.
Tom'un ciddi sağlık sorunları var.
Benim işim sorunları öngörmek.
Tom'un büyük sorunları var.
Marilla'nın, akciğerleri ile ilgili sorunları vardı.
Bu dergide eğitim sorunları hakkında ilginç bir makale var.
Tom sorunları hakkında konuşmak istemedi.
Mesajları alamıyorum. Posta kutumun sorunları var.
Küçük sorunları kafaya takmamalıyız.
Tom gözlerinde bazı sorunları var gibi görünüyor.
Birbirlerini anlama sorunları vardı.
Tom'un sorunları mali değildi.
Bilim gelişirse bu tür sorunları çözebileceğiz.
Hangi sorunları buldunuz?
Okutman, kirlilik sorunları hakkında konuştu.
Tom'un bu sorunları yok.
Tom'un kesinlikle bazı sorunları var.
Sanırım evli insanların bekar insanlardan daha çok sorunları var.
Biz sorunları çözmek ve bilgiyi düzenlemek için bilgisayarlar kullanırız.
Bazı ekipman sorunları yaşıyoruz.
Tom bütün sorunları için Mary'yi suçladı.
Mary'nin kocası kendi sorunları için onu suçlamıyor.
İnsanlar her zaman tüm sorunları için başka birini suçlamak istiyor.
Tom'un yaşadığı aynı sorunları yaşıyoruz.
Tom ve Mary ikisinin de içme sorunları var.
Hem Tom'un hem de Mary'nin içme sorunları var.
Tom'un okulda sorunları var.
Tom büyük para sorunları oldu.
Son zamanlarda hafıza sorunları yaşıyorum.
Güzel insanların bile sorunları vardır.
Tom Mary ile sorunları olduğunu söyledi.
Tom'un uyku sorunları var.
Neden Tom'un her zaman para sorunları var?
Tom'un kişisel sorunları hakkında her şeyi biliyorum.
Çarpık kentleşme ve kaos pek çok planlama sorunları yaratır.
Onun solunum sorunları vardı.
Tom'un Mary ile ilgili sorunları var.