Lernen Sie, wie man sporcu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 34 handverlesene Beispiele.
O sporcu bu turnuvada üst üste üç kez kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir sporcu değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir sporcu gibi görünüyor, ama bir yazar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenekli bir sporcu cesur olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kıyafet içinde sporcu gibi oldum da, ben hiç spor yapmıyorum ki.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysinin içinde tıpkı bir sporcu gibi görünüyorum fakat gerçek şu ki hiç spor yapmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary antrenman için sporcu sütyeni giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom doğal sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom doğuştan sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dünya çapında bir sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dört yüz on altı tane Çinli olimpik sporcu Rio'dadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık 10.000 sporcu, olimpiyat köyünde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sende bir sporcu vücudu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tam bir sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok sporcu toplumsal bir hayatı bırakır, bu nedenle performans hedeflerine ulaşabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
O harika bir sporcu gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçek bir sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben harika bir sporcu olduğumu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben büyük bir sporcu olduğumu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanada, Pyeongchang Olimpiyatlarına 225 sporcu gönderecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom harika bir sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sporcu yaşantısında, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra psikolojik dayanıklılık da oldukça önem taşır.
Translate from Türkisch to Englisch
-''Sen sporcu musun?'', -''Yok, ben taraftarım.''
Translate from Türkisch to Englisch
Olağanüstü güçlü bir sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Olağanüstü hızlı bir sporcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Vlasiç, sporcu bir ailenin en büyük çocuğu.
Translate from Türkisch to Englisch
Turnuvaya kırk bir ülkeden toplam üç yüz yetmiş sporcu katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Turnuvaya on üç ülkeden doksan sporcu katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Etkinliğe on iki ülkeden yüz yetmiş altı sporcu katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç sporcu birçok Sırp'ın gözünde kahraman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekin'de Sırbistan'ı doksan bir sporcu temsil edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Turnuvaya yirmi bir ülkeden yüz elli sporcu katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oğlunun iyi bir sporcu olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
On bir ülkeden yüz yetmiş altı sporcu bu etkinliğe katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch