Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "stres"

Lernen Sie, wie man stres in einem Türkisch Satz verwendet. Über 46 handverlesene Beispiele.

Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman stres altındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Her işte bir ölçüde stres vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana stres yüklemek senin hoşuna gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir stres topu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres topları çok etkilidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Masamda bir stres topu tutuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni üzmeyin, fazladan stres yüklemeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o zaman çok stres altındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres, hayaller görmene neden oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir stres altında mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom stres ile baş edemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Japon ekonomisi büyük bir stres döneminden geçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük çocuklar anne-babalarının ayrılmasıyla çok büyük stres altına girebilir ve çoğu zaman da evliliğin yıkılmasının sebebi olarak kendilerini suçlarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar okulda başarılı olsunlar diye çok stres altına sokuluyor, ama kendi iyilikleri için.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres nedeniyle cildimde lekelerim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom belli ki çok stres altında.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece biraz stres atmaya ihtiyaç duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Konuşmacı tasarruf ihtiyacı üzerinde stres attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoga stres azaltmaya yardım edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres bir katil.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres seni gerçekten öldürebilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok stres altında.
Translate from Türkisch to Englisch

Post-travmatik stres bozukluğum var.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok stres altında bulunuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kahkaha kulübüne katıldı ve onun stres seviyeleri önemli ölçüde düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben stres altında iyi performans vermiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres günümüz toplumunda çok ciddi bir sorundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer stres altındaysam iyi uyuyamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Noel, stres ve hediye festivalidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis ve ilk yardım çalışanları, işlerinden gelen stres nedeniyle genellikle fazla içki içerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok stres altındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres çarkları öğrenciler arasında popülerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Okullar stres çarklarını yasakladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaştan döndükten sonra birçok asker travma sonrası stres sendromu belirtileri gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami'nin endişesi ailesine daha fazla stres katıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Oldukça stres altındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayır, burada hepimiz stres altındayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali stres atmak için poligona gidip atış yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

İşi çok stres yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Stres atmak için internetten biraz alışveriş yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

İlişkide insanlar birbirinin tatili olmalı, ilave stres kaynağı değil. Hayat zaten yeterince stresli.

Hayatımı stres ve endişeler olmadan yaşamak istiyorum. Zengin ya da ünlü olmak istemiyorum, sadece mutlu olmak istiyorum.

Bu bir stres reaksiyonu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch