Lernen Sie, wie man stresli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 50 handverlesene Beispiele.
Tom çok stresli bir işi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu stresli bir durumdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok stresli bir iş.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok stresli bir meslek.
Translate from Türkisch to Englisch
Stresli görünüyordun.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok stresli bir çocukluk geçirdim, tembelliğim varsa bence bundan kaynaklanmakta.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işin ne kadar stresli olacağını hiç fark etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz stresli görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Stresli olduğumda, topu sıkarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Stresli bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom biraz stresli hissediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün son derece stresli bir gün geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar çok stresli olma!
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok kişi kamu konuşmasını stresli bulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzde çok stresli bir günümüz var.
Translate from Türkisch to Englisch
25 ve 54 yaşları arasındaki erkekler ve kadınlar en stresli yaşamlara sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
İş seyahati stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman stresli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantıları stresli buluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Flört etmek çok stresli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Stresli iken uyuyamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Yatırım stresli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen iyi misin? Sen stresli misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bize lokantada hizmet eden garson bitkin ve stresli idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu stresli bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un stresli işi sağlığı üzerinde zararlı bir etkiye sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Esnafla karşı karşıya gelmek stresli durumlara neden olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzde stresli bir günümüz var.
Translate from Türkisch to Englisch
İş yerindeki stresli bir günün ardından, kötü bir ruh hali içinde eve gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son zamanlarda biraz stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok düşük stresli bir iş.
Translate from Türkisch to Englisch
Noel alışverişi stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
O tür bir durumun ne kadar stresli olabileceğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirler heyecan verici yerlerdir, aynı zamanda stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün aile stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen çok stresli oluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, daha az stresli bir iş bulmamı önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un stresli bir işi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom stresli görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Stresli bir işim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok stresli bir işim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un işi çok stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok stresli görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha az stresli bir iş bulmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Üstelik çok stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Müdür stresli ve sağlığa son derece zararlı bir atmosfer yarattı.
Translate from Türkisch to Englisch
İlişkide insanlar birbirinin tatili olmalı, ilave stres kaynağı değil. Hayat zaten yeterince stresli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi stresli hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch