Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "suç"

Lernen Sie, wie man suç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kanada'da suç oranı düşüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ya eşcinsel olsam, bu bir suç mu?
Translate from Türkisch to Englisch

"Ben polisim. Karakola kadar gelir misiniz?” "N-neden?" “Şehrin ortasında silahla ateş etmenin suç olmadığını mı düşünüyorsun?”
Translate from Türkisch to Englisch

Raskolnikov, Dostoyevski tarafından yazılan Suç ve Ceza isimli kitabının baş kahramanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Soygunun suç ortağı olarak tutuklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, suç mahallindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, peş peşe suç işledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O suç mahallindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir suç işlediğini düşünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir suç işledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç artmakta.
Translate from Türkisch to Englisch

Juri bir suç kararını onayladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç mahalline gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

O suç ölümle cezalandırılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı insanlar yoksulluğu suç nedeni saymaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Cinayet ve soygun suç eylemleridir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir suç ortağı olarak düşünüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük şehirlerde çok miktarda suç var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir suç ortağı olduğunu düşündüler.
Translate from Türkisch to Englisch

İşlediği suç ölüm cezasına layıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç çoğu kez yoksullukla ilgilidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hırsızdan çalmak suç değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir suç mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Aşk bir suç değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Dans etmek bir suç değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer emir suç teşkil ediyorsa üstlerinin verdiği emre uymak zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimseye suç yüklemiyorum veya yapılanları suç olarak da görmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom korkunç bir suç işledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir suç.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben gençliğimi yaşamak istiyorum, bu suç mudur?
Translate from Türkisch to Englisch

Bize yalan yere suç yüklendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç mahallinde çok fazla kan ve kırık cam bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dedektif suç mahalline geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir suç savunma avukatı olmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eski suç kaydı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir suç değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Brezilya dünyadaki en yüksek suç oranlarından birine sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, suç için etkili bir çözümdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Birini sevmek suç mudur?
Translate from Türkisch to Englisch

Kentin yüksek bir suç oranı olduğu iyi bilinir.
Translate from Türkisch to Englisch

Portekiz kişisel kullanım için uyuşturucu bulundurmayı suç olmaktan çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç oranı sürekli olarak artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşk en büyük suçludur. Hiçbir kurala uymaz. En fazla yapabileceğimiz de suç ortağı olmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç işlersen cezalandırılmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç sayısı artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ufacık gelişmenin yanında suç işlenmesindeki muazzam artış, muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağır suçlarından hiçbir pişmanlık belirtisi göstermiyorlar ama suç üstüne suç işlemeye devam ediyorlar.

Suç işleyenin gözünün yaşına bakılmıyor!

Tom suç ortağının kim olduğunu polise söylemeyi reddetti.

Bu koşullara uymayarak suç işliyor olabilirsiniz.

Beni suç üstü yakaladın!

Onu suç üstü yakaladım!

Suç üstü yakalanmaktan korkmuyor musun?

Bu çok ciddi bir suç.

Her suç cezalandırılmalı.

Avustralya'da iki eşlilik bir suç mu?

İki adam suç için birbirlerini suçladı.

Sen Tom'un suç ortağıydın, değil mi?

Ya sen de suç ortağısın ya da tanıdığım en saf kızsın.

Suç oranı düşmedi.

Beni de suç ortağı olmakla mı suçlayacaksın?

Ne suç işledin?

Polis geldi ve suç mahallini araştırdı.

Ciddi bir suç işlemedin.

Polis soruşturmasına göre, Tom olay sırasında suç mahallindeydi.

O sadece küçük bir holigan ama sadece onun biraz daha inisiyatifi olsa, o büyük bir suç lideri olabilir.

Polis, hırsızı suç üstü yakaladı.

Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.

Amerika Birleşik Devletlerinde Amerikan bayrağını yakmak bir suç mu?

Mafya bir tip suç örgütüdür.

Sokaklardaki suç artıyor.

Suç artmaktadır.

Suç azalıyor.

Tom çok suç işledi.

Suç işleyen herkesin hapse atılmasına gerek yok.

Suç bizim.

Tom bir suç işledi.

Tom suç işlemedi.

İşlemediği bir suç yüzünden hapishaneye gönderildi.

Tom ciddi bir suç işledi.

O bir suç değil.

O, yakalanmadan nasıl suç işleyeceğini biliyor.

Dedektif suç inceliklerini anlamaya çalıştı.

Tom herhangi bir ciddi suç işlemedi.

Suç yerinde üç tane üniformalı polis memuru vardı.

Polisin iğrençliği yüzünden kentin suç oranı yüksektir.

Suikastçı derhal yakalandı, bir arabaya konuldu ve suç mahallinden uzaklaştırıldı.

Dan, Linda'nın suç tarihinin boyutunu bilmiyor.

Dan suç çözmede eğitildi.

Tom Mary'nin sözde suç ortağıydı.

Doğruyu söylemek suç değildir.

Şu anda yaptığın şey bir suç.

Yoksulluk bazen insanları suç işlemeye tahrik eder.

Suç olmadan ceza verme.

Tom işlemediği bir suç için hapiste otuz yıl geçirdi.

Tom'un yaptığı bir suç mu?

Bir sürü suç rapor edilmiyor.

Polis bir suç ortağın olduğunu bildiğini söylüyor.

Ciddi bir suç işledi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch