Lernen Sie, wie man sular in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
Karalar ve sular Dünya'nın yüzeyini oluşturur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çiçekleri yaz aylarında her gün sular .
Translate from Türkisch to Englisch
Durgun sular derin akar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sular bugün öğleden sonra saat üçte yükselecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok yollar ve alanlar sular altında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün kasaba sular altındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Meyve bahçeleri de sular altında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftada bir bahçeyi sular.
Translate from Türkisch to Englisch
Dev dalga Kanoyu sular altında bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çeşmelerden sular akıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un mahallesi fırtınadan sonra sular altında.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un mahallesi fırtınadan sonra sular altında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam çiçekleri sular.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur çiçekleri sular.
Translate from Türkisch to Englisch
Venedik sular üzerinde bir şehirdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinci kat sular altında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Boru hattında çıkan patlamadan dolayı bütün alan sular altında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yokken bahçemi benim yerime sular mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Nehir tüm bölgeyi sular altında bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yağmur olmadığı zaman en azından haftada bir kez çimini sular.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen yabani otları ayıklar mısın ve çiçekleri sular mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Isıtıcı sular, mercan resiflerine zarar verir ve birçok deniz türünün verimini, bolluğunu ve üretkenliğini değiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızgın sular tarafından çalkalanan küçük tekne, dalgalar içinde görünüp kayboluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehir, kıyılarını sular altında bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ayrıldığından beri köprünün altından çok sular aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Su araziyi sular.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her gün çimleri sular.
Translate from Türkisch to Englisch
San Marco Meydanı sular altında.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tatildeyken benim bitkilerimi sular mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Köprünün altından çok sular aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek denince onun için akan sular durur.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni görünce akan sular duruyor benim için.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayaklarıma kara sular indi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrı, "Göğün altındaki sular bir yere toplansın ve kuru toprak görünsün" diye buyurdu ve öyle oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrı, "Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun" diye buyurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yürümekten ayaklarıma kara sular indi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tufan kırk gün sürdü. Çoğalan sular gemiyi yerden yukarı kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sular yükseldi, alabildiğine çoğaldı; gemi suyun üzerinde yüzmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek dağlar su altında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sular yüz elli gün yeryüzünü kapladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonra Tanrı Nuh'u ve gemideki evcil ve yabanıl hayvanları anımsadı. Yeryüzünde bir rüzgar estirdi, sular alçalmaya başladı.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı. Kuzgunu dışarı gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar dönmedi, uçup durdu.
Nuh altı yüz bir yaşındayken, birinci ayın birinde yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı kaldırınca toprağın kurumuş olduğunu gördü.
Hamburg şehir merkezi sular altında.
Ülkede toplam altı bin üç yüz bina sular altında kaldı.
Siyasi açıdan sular durulmuş görünüyor.
Bütün gün yürümekten ayaklarımıza kara sular indi.
Dün bir arızadan dolayı sekiz saat sular kesildi.
Haberi duyunca başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Birkaç yol sular altında.
Tüm kasaba sular altında kaldı.
Akan sular durmak.
Louisiana Eyalet Üniversitesi Oşinografi ve Kıyı Bilimleri Bölümü’nde profesör olan ve raporun ortak yazarlarından Robert Twilley’e göre, devam eden kıyı gelişimi ile deniz seviyelerindeki beklenen yükselme birleştiğinde sulak alanlar sular altında kalabilir.