Lernen Sie, wie man susan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.
Ben Susan Greene.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan babasının ayakkabılarını parlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan kedileri sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan, Amerikan tarihi bölümünde okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Juan'ın kız kardeşi Susan çok akıllı.
Translate from Türkisch to Englisch
Peter İngilizdir. Susan da İngiliz midir?
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.
Translate from Türkisch to Englisch
Merhaba, Susan. Nasılsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan bir kuş kadar yer ve yemeğinin çoğunu tabakta bırakır.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan müzik dinlemekten hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan köpeğin nereden geldiğini öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan, konuklarını kapıda karşıladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan iyi bir aşçıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan benden iki yaş daha büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan bir saat önce ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem Susan'ı hem de Betty'yi severim fakat sanırım Susan ikisinin daha güzel olanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan gelmeyebilir, ama Betty kesinlikle gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim Susan her sabah erkenden kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan yaz tatilini büyükannesinin evinde geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan o zaman piyano çalmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan dehşete kapılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan, Jill için bir elbise yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan hiç sigara içmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan ve Betty severim ama Susan'ın daha hoş olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
"Şu yeni bir şapkadan daha ucuz."diye cevaplar Susan.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan ev işi yapmaktan nefret eder ama bu sabah annesine mutfakta yardım ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan gerçekten annesine çekmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan bir saat içinde parti için hazır olacak ve onu alması için birine ihtiyacı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlu olan biri diyecek bir şeyi olmayan ve aynı zamanda susan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan "bu yeni bir şapkadan daha ucuz."diye cevapladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan bir İngiliz adıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan benden iki yaş büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
John ile konuşan kıza Susan denir.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan filmin komik olduğunu düşündü, ancak bir kez yeterliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan Ramirez burada yaşamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan Greene ... sen Hollandalı bir kadın mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Susan her zaman haksız değildir. Sadece bazen canı aptallarla tartışmak istemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan yaz tatilini babaannesinde geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan kişi konuşmuş sayılmaz. Fakat konuşulması gereken yerde susan, sözünü söylemiş sayılır.
Translate from Türkisch to Englisch