Lernen Sie, wie man suyunu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 69 handverlesene Beispiele.
Onun suyunu kestiler çünkü o faturayı ödemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Deniz suyunu içemezsin çünkü su çok tuzlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok portakalın suyunu sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kuyu suyunu kaynattı böylece o içmesi güvenli olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün suyunu tüketti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, portakalın suyunu sıkmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Portakalların suyunu sıktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Maden suyunu tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç portakalın suyunu sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ıslak mayosunun suyunu sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Elma suyunu severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu meyve suyunu iç.
Translate from Türkisch to Englisch
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, buzdolabından portakal suyunu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Maden suyunu sevmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Maden suyunu severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yudumda tüm meyve suyunu içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu portakal suyunu kendisi sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom portakal suyunu içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary büyük bir bardak portakal suyunu yutuverdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary büyük bir bardak portakal suyunu tek nefeste içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana, turşu suyunu uzat.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün para suyunu çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden Mary'nin meyve suyunu içiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu portakalın suyunu sıkamıyorum. O kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
O, mükemmel olan çok derin doğal bir kuyudan suyunu çekti, bunun üzerine çok basit bir kasnak bloğu kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun suyunu içebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu meyve suyunu içmesine izin verme.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar meyve suyunu severler.
Translate from Türkisch to Englisch
Mürver suyunu severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Maden suyunu buz küpleriyle içer misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom portakal suyunu buzdolabından çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Musluk suyunu içme.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onların suyunu içmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok tuzlu olduğu için deniz suyunu içemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Domatesi sevmene rağmen domates suyunu sevmiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Onların suyunu nerede sıktın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bezin suyunu sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle bir şerefsizin suyunu bile içmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuzun suyunu çektik ve temiz suyla doldurduk.
Translate from Türkisch to Englisch
İçme suyunu yeniden kullanılabilir bir şişede taşıyın. Plastik su şişeleri çevresel bir felakettir!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neredeyse onun portakal suyunu dışarı tükürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
O, meyve suyunu kendi başına yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu portakal suyunu içtin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer sadece bu meyve suyunu birkaç gün içersen daha iyi olursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un parası suyunu çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hemşire hastaya portakal suyunu bir cam tüp vasıtasıyla verdi.
Bir pipetle portakal suyunu emdim.
Portakal suyunu severim.
Musluk suyunu burada içmek güvenli değil.
Yarım litre et suyunu ısıt.
İşin suyunu çıkarma.
Ali taşı sıksa suyunu çıkarır.
Bu portakal suyunu sen mi içtin?
Tom'un paraları çabucak suyunu çekti.
Tom portakalın suyunu sıktı.
Yoğurdu süzünce suyunu saklıyor musun?
Param suyunu çekiyor.
Bilmiyorsan götünün huyunu, içmeyeceksin turşunun suyunu.
Makarna pişirince suyunu atıyor musun?
Antrenmanı sana fayda sağlayacak şekilde ölçülü yap, işin suyunu çıkarıp kendini yıpratma.
Karşı tarafın misafirperverliğinin minnet ile keyfini çıkarmak başka, işi istismar noktasına getirip suyunu çıkarmak başka.
Meyve suyunu iç.
Yoğurdu süzdükten sonra peynir altı suyunu sakladın mı?
Taze sıkılmış portakal suyunu severim.
Açgözlü insan dağ kemirse de, deniz suyunu içse de doymaz.
Meyve suyunu içmedi.