Lernen Sie, wie man tümü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 33 handverlesene Beispiele.
Üzgünüm, mantılarımızın tümü bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tümü yanılsamadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşen elmaların tümü domuzlar tarafından yenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgisayarını çalıştırmak için gerekli olanın tümü oydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatın tümü eğlenceden ibaret değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailem tümü erken kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun tümü bir yanlış anlaşılma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun tümü varsayımsal.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun tümü bir hataydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin eşyanın tümü dışarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir araba, bir bisiklet, bir uçak, bir tekne ve bir tren tümü ulaştırma araçlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Belki Tom'un önerilerinin tümü aptalca değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Brendinin tümü bitmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların çocuklarının tümü Malezya'da doğmuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç oğlanın tümü aynı anda konuşuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukların tümü güneş batmadan önce yatağa gitmek zorundaydılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu toplantıların tümü İngilizce olarak idare edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çete üyelerinin tümü sonunda tutuklandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehrin tümü su altındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin suçlamalarının tümü temelsizdir. O masumdur ve biz bunu kanıtlayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Suçlamalarınızın tümü yersizdir. O masumdur ve biz bunu kanıtlayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bitkilerin tümü zehirlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin arkadaşlarının tümü bana güldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un arkadaşlarının tümü Mary'ye güldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mektupların tümü size gönderilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümü sizden korkup ürkecek. Yeryüzündeki bütün canlılar, denizdeki bütün balıklar sizin yönetiminize verilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kutuların tümü boş.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe göre Tom'un elindekilerin tümü bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Roma dünyasında hüküm süren muhtelif ibadet şekillerinin tümü, insanlar tarafından mütesaviyen doğru, düşünürü tarafından yanlış, yargıcı tarafından da faydalı olarak görüldü. Ve böylelikle müsamaha yalnızca karşılıklı müsamahayı değil, aynı zamanda dinsel uyumu da ortaya koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanıkların tümü suçlamaları reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hastalarımın tümü yetmiş beş yaşın üzerinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Elmaların tümü kırmızı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch