Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "türkçe"

Lernen Sie, wie man türkçe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Türkçe konuşuyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte birsürü tamamen sessiz çocukları oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşur musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşan bir turist grubu gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona Türkçe olarak nasıl teşekkür edebiliriz?
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe zor bir dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe öğreniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne Türkçe ne de matematik testine girmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Lise, İngilizce High School'dur.High School ise Türkçe Yüksek Okul'dur.Yüksek Okul Üniversite midir?
Translate from Türkisch to Englisch

28 Kasım'ı Tatoeba günü olarak kutlarız çünkü o gün Türkçe, Esperanto ve Yunancanın eklendiği gündür.
Translate from Türkisch to Englisch

Windows'un Çalışma Grubu 3.11 için tek eksik özelliği Türkçe klavye düzenidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca İstanbul'da yaşadı. Çok iyi Türkçe konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Hepinizin Türkçe öğrenmesi gerekecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplantılar bundan sonra Türkçe yapılacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba'da Türkçe ve Estonca cümle yaratıyorsanız, büyük olasılıkla boracaslı'sınızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kelimeyi kullanarak İngilizce çevirisiyle birlikte birkaç Türkçe cümle yazabilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşmayı pratik etmeye ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşma ve dinlememin gelişmesi gerek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba'daki Türkçe cümle sayısı 200.000'i aştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan Türkçe konuşur mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Kıbrıs'ta Yunanca, Türkçe ve İngilizce konuşurlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz Türkçe konuşuruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuştunuz mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşmadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu andan itibaren sadece Türkçe cümleler ekleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Emily Türkçe öğreniyor, çünkü o ve anne babası tatile Türkiye'ye gidecekler.
Translate from Türkisch to Englisch

Emily biraz Türkçe öğreniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse herkes ana dilimin Türkçe olduğunu biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim Türkçe klavyem yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe noktalı ve noktasız "I" arasında ayrım yapıyor. Her ikisinin de büyük ve küçük versiyonları var.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce ile Türkçe arasındaki bazı garabetler hakkında birkaç şey yazayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu sade bir Türkçe ile söyleyebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe ile İngilizce çok farklıdırlar. Örneğin Türkçede cinsiyet ayrımı yoktur, İngilizcede vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Almanya'da biraz Türkçe bile öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch

İki yıl önce tek bir kelime Türkçe konuşmazdım şimdi bu dildeki kitapları bile okuyabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe altı bin dilden biri değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe yaygın ve köklü bir dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke Türkçe bilmeseydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dokuz aydan beri Türkçe öğreniyorum.

Türkçe konuşarak pratik yapmaya ihtiyacım var.

Türkçe konuşarak pratik yapmalıyım.

Meri'yi Türkçe yazıyorsak eğer, bu filmin adına Das Leben Der Anderen diyebilir miyiz?

Sen önce bir Türkçe klavyeli bir bilgisayar kullan.

Eğer Türkçeyi anadili olarak konuşanlar kendi dillerinde yeni, doğal cümleler ekleseler ya da Türkçe olmayan, kendilerinin tamamen anladıkları cümleleri Türkçeye çevirseler, Tatoeba herkes için daha iyi bile bir kaynak olur, mesela İngilizceyi Türkçeyle öğrenenler ya da Türkçeyi İngilizceyle öğrenenler için.

Türkçe öğretmeni misiniz?

Seninle Türkçe öğrenmek eğlencelidir.

Türkçe konuşmak benim için çok zor.

Meditasyonun Türkçe eşdeğeri nedir?

Ben Almanya'ya gitmek için biraz Türkçe öğrenmek istiyorum.

Maalesef, hiç Türkçe kelime bilmiyorum.

Benim için Türkçede yazı yazmak daha kolay. Türkçe konuşmak oldukça zor.

Tamam, tamam. Yorma kendini. Ben Türkçe konuşabiliyorum.

Sonra da annem hep Türkçe dersleri aldırdı bana.

Küçükken yarı Türk, yarı Rum bir bakıcım vardı. O öğretti bana Türkçeyi. Sonra da annem hep Türkçe dersleri aldırdı bana. Eninde sonunda bir gün Türk babamla karşılaşacağımı biliyormuş demek.

Türkçe zor bir dil.

Maalesef Türkçe tek bir kelime dahi bilmiyorum.

Türkçe bir Türk dilidir.

Türkçe, Türkik bir dildir.

Dün bir Türkçe gramer sipariş ettim.

Anadilimin Türkçe olduğunu neredeyse herkes bilir.

Yeni bir Türkçe kursumuz için sabırsızlanıyorum.

Beyefendi Türkçe konuşuyor mu?

Sadece İngilizcenin geride bıraktığı Türkçe, Tatoeba'da ikinci en çok kullanılan dil olmak üzere.

Türkçe sondan eklemeli bir dil.

Türkçe çok kurallı ve mantığa uygun bir dil.

Türkçe çok düzenli ve mantıklı bir dildir.

Türkçe konuşmak istediğimde, çok düşümek zorundayım.

Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şeriflerinizi hayrolsun.

Kursa gitmeden Türkçe öğrendim.

Fadıl hiç Arapça konuşamıyordu, bu yüzden Türkçe konuştu.

Arapça, Türkçe ve Farsçanın yanı sıra İngilizce ve Fransızca sömürge dilleri de kullanılmaya devam ediyor.

Türkçe konuşma dili ile yazı dili arasında bence büyük bir fark var.

Türkçe konuşmak istediğimde, çok düşünmek zorundayım.

Bir buçuk yıldan beri Türkçe öğreniyorum.

Çok iyi İngilizce ve Türkçe konuşuyorum.

Türkçe severim! Çünkü bu dil sözcüklerinin toplamından daha fazladır.

Kitapta sadeleştirilmiş bir Türkçe kullanılıyor.

Neden Türkçe öğreniyorsun?

Bu cümleyle Tatoeba'daki Türkçe cümle sayısı 666.666'ya ulaştı.

İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama bir Alex değil.

İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.

Tatoeba'da çok sayıda sürrealist Türkçe cümle var.

Türk Dil Kurumu internet için Türkçe karşılık olarak "genel ağ" kelimesini gösterirken, Dil Derneği de "bilgisunar" kelimesini öne çıkarıyor.

Lütfen Türkçe konuşalım.

Türkçe konuşunuz.

Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.

İstanbul'u ziyaret ettiğinde kendini Türkçe ifade edebiliyordu.

Türkçe konuşmayı tercih ediyor.

Yeni uduyla eski bir Türkçe parça çaldı.

Macarca ve Türkçe dil bilgisi bakımından çok benzerdir.

Bu cümlenin altında zaman zaman Türkçe derlemdeki onaylı cümlelerin oranına dair veri paylaşılacaktır.

Bundan sonra sarayda, hükûmette, toplantılarda ve sokakta hiç kimse Türkçe dışında bir dil konuşmayacaktır.

Hayalim İstanbul'da Türkçe eğitimi almak.

Mülteciler ise çok nadiren Türkçe konuşuyorlar.

Tatoeba'da 2021'in ilk Türkçe cümlesi bu olsun.

Yabancı uyruklu öğretmenlerin Türkçe yeterlilikleri ölçülecek.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch