Lernen Sie, wie man tıka in einem Türkisch Satz verwendet. Über 34 handverlesene Beispiele.
Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Restoran her zaman tıka basa doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tıka basa pizza ve bira aldık.
Translate from Türkisch to Englisch
İstediğimiz her şey ile tıka basa dolu olan bir depoda açlıktan ölen ilk milletiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu parti tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tıka basa pizza yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tıka basa doluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tıka basa dolu olan o trende havasızlıktan öleceğimi düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün tıka basa ye ve yarın acından öl.
Translate from Türkisch to Englisch
Stadyum heyecanlı seyirciyle tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çantalarım tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Market tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilise tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim çanta her zaman tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dolabın zaten tıka basa dolu. Başka bir yerde aldığın yeni giysiler için yer açmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
O yer her zaman tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yer tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Konferans salonu tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bar tıka bas doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mağaza tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tren tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Marco aç olduğunda bir kilo pişmiş yiyeceği tıka basa yiyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Nifak ateşini tıka basa doldurmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Burnunu tıka böylece pis kokuyu koklamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tayfun nedeniyle, tren tarifesi bozuldu ve tüm trenler tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mahkeme salonu tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tıka basa dolu!
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç yüz adam tekneye tıka basa dolduruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çantaları tıka basa dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana tıka basa tok olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aç tilki geyiğe imrendi: O kendine yiyecek otu her yerde bulabiliyor ve her daim karnı tıka basa dolu geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her şey ücretsiz olduğu için tıka basa yiyip içti.
Translate from Türkisch to Englisch