Lernen Sie, wie man tablo in einem Türkisch Satz verwendet. Über 80 handverlesene Beispiele.
Duvardaki tablo Picasso tarafından yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
John tablo üzerinde hak iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mayuko okuyor ve Meg tablo yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo ayrılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo, sabit değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tablo çok yer kaplamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo ozon tabakasının işlevini gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo ile nasıl geldin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo paha biçilmez antikadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Atölyesinde bir tablo yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo Monet'e atfedilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir açık artırmada tablo satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo Pikaso'ya atfedilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm, bu tablo satılık değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tablo en az 1,000 dolara mal olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tablo almalı mıyız?
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse böyle güzel bir tablo görmemişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Duvarda bir tablo var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo orijinalin iyi bir kopyası.
Translate from Türkisch to Englisch
Suluboya tablo suda çözünen boyalarla yapılmış bir tablodur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo henüz tam değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Depoda üç tablo var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç tablo sildin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo sallanıyor. Bunu güçlendirin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom müzeye üç tablo bağışladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir tablo.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten iyi bir tablo.
Translate from Türkisch to Englisch
Odanda bir tablo var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Vasya amca hediye olarak bana bir tablo verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O tablo kaç yıllık?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana senin bir tablo sattığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir tablo satın almak için Boston'a gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo hakkında bize ne söyleyebilirsin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tablo tozla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tablo nereden geldi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo buraya iyi uymuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo Louvre, Paris'te.
Translate from Türkisch to Englisch
O güzel bir tablo.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu güzel bir tablo.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sadece tablo yapmayı sevmesi onun tablo yapmada iyi olduğu anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sadece tablo yapmayı sevmesi onun bunda iyi olduğu anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi tablo daha çekici, Madame X mi yoksa Mona Lisa mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo 21. yüzyılda yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rembrandt tarafından yapılan bu tablo bir başyapıttır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tablo yapma nispeten iyi yapabileceğim başka bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo onunla aynı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana onun için bir tablo almamı istediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturma odası için bir tablo satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tablo bir sahtecilik.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzü bugün bir tablo gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu Rembrandt tablo bir sanat eseridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tablo odadadır.
Sen tablo hakkında hatalıydın.
Tablo, aynanın önünde saçlarını tarayan genç bir kadını gösteriyor.
Tom'un öğrencilerinden biri ona ilginç bir tablo verdi.
Bu tablo yaklaşık 1650'de yapıldı.
Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.
Bu tablo alınmış.
Tablo, Hollandalı ustanın eseridir.
Bu tablo için çok az ödeme yaptım.
O, orijinal bir tablo mu?
Rembrandt tarafından bu tablo bir sanat eseridir.
Tablo vücudun nasıl çalıştığını göstermektedir.
Bu tablo çok aşağıda kalmış, şu ötekinin hizasına yükseltmek gerek.
Tablo şimdilik oraya yerleştirilebilir.
O, "sarılmak bedava" diyen bir tablo ile kendini caddenin ortasına koydu.
Tom'dan bir tablo almayı planlıyorum.
Duvara bir tablo asmak için çivi çaktım.
Bir tablo mu yoksa heykel mi istersiniz?
Bir gün karanlık madde için ayrı periyodik bir tablo olacak mı?
Tablo ile çok ilgileniyorum.
Tablo istediğin fiyata değmez.
Bu tablo pahalıydı.
Tom bugün Mary'den bir tablo alacağını söylüyor.
Tablo neden kirli?
O aslında bu tablo için bir milyon dolar ödedi.
Attığımız normalleşme adımları sonrasında ortaya çıkan tablo, doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor.
Hayatına objektif olarak baktığında nasıl bir tablo görüyorsun?
Ünlü suluboya tablo bir müzede asılıydı.